Aşkın bilimsel halleri

28.10.2021
303
Aşkın bilimsel halleri

Beden Aşk İksiri Salgılıyor

Aşkla alakalı suratlarca sual var ve asırlardır insanoğlu bu suallerin cevaplarını arıyor. Pek çoğu henüz kesin olarak cevaplanmasa da, aşkın kimyası bilim dünyasının da araştırma mevzusu. Acıbadem Fulya Sağlık Kurumu Psikiyatri Uzmanı Dr. Aylin Aksoy Çoban aşkın bilimsel hallerini ele aldı.

Aşkla alakalı ilk çağlardan bu yana uzayıp giden ve cevapları henüz bütün olarak belirsiz suratlarca sual var. Bilim dünyasının da alaka alanına giren ve üzerine pek çok araştırma yapılan aşk mevzusunda, bilimsel neticeler elde edildi.

Aşkın kimyası hakkında bilgiler veren Dr. Aylin Aksoy Çoban, aşk mevzusunda yapılan araştırmalardan yola çıkarak şunları söylüyor:

Değişik Hormonlar Aynı Anda Değişik Etkiliyor

Aşık olan şahıslar; kalbin daha süratli çarpması, suratın kızarması ve ellerin terlemesi gibi tepkiler verir. Bu vaziyetten, bedende salgılanan dopamin, noradrenalin ve feniletilamin mesuldür. Yoğun mutluluk, yoksunluk ve bağımlılıkta ehemmiyetli rol oynayan dopamin aynı zamanda madde ve bazı ilaç bağımlılıklarında da tesirli bir hormondur. Noradrenalin adrenaline eş. Sanki ayakları yerden keser ve kalp çarpıntısına neden olup coşku yaratır. Aynı zamanda dikkat, kısa süreli hafıza, hiperaktivite, uykusuzluk ve amaca müteveccih tutumdan mesuldür. Yüksek dopamin seviyeleri noradrenalin ile ilişkilidir.

Dopamin ve Noradrenalin Karışımından Aşk İksiri

Aşk üzerine araştırmalar yapan Rutgers Üniversitesi Antropoloji Uzmanı Helen Fisher, bu iki hormonun beraber salgılanmasının sevinç, yoğun enerji, uykusuzluk, yoksunluk, iştah eksilmesi ve çoğalmış dikkate neden olduğunu belirtiyor. Aşık olunduğunda beden bu hormonlardan oluşan “aşk iksirini” salgılamaya başlıyor. Helen Fisher ve takımının reelleştirdiği fonksiyonel beyin görüntüleme çalışmalarında, aşık olunan şahsın resmine bakıldığı anda yapılan çekimlerde, dopamin reseptöründen zengin beyin bölgelerinde kanlanma çoğalışının olduğu tespit etilmiştir.

Aşıkların Beyni Obsesif Kompulsifler Gibi

University College London tahlilcileri tarafından yapılan bir çalışmada, aşık olan insanların beyninde mutluluk hormonu olarak öğrenilen serotoninin eksildiği ortaya çıkmış. Bulunan düşük serotonin hormonu seviyeleri, obsesif kompulsif tekerrür eden saplantılı tutum bozukluk sergileyen hastalarda ortaya konan serotonin noksanlığı ile eşlik gösterdiğinden şahıs, aşık olduğu insanı usundan çıkaramıyor.

Bağlanmadan Mesul Hormonlar Dahi Var

Oksitosin ve vazopressin hormonları özellikle bağlanma ile ilişkili hormonlardır ve aşktaki bağlanmadan mesuldürler. University of California, San Francisco´da yapılmış bir araştırmaya göre oksitosin hormonu, öteki insanlarla sıhhatli ilişki kurmak ve sürdürebilmek için gerekir. Orgazm sırasında salgılanır ve duygusal bir bağın kurulmasını sağlar. Aynı zamanda doğum sırasında ve emzirme yarıyılında da salgılanır. Doğum eylemindeki kasılmalar oksitosin hormonu olmazsa başlamaz. Öteki bir deyişle bu hormon doğumda bebeği evvel anneden ayıran ancak doğum sonrası tekerrür anneye bağlayan hormondur. Doğumlardan sonra tesadüfülen mümkün bebek reddini ortadan kaldırır. Emzirme sırasında da süt kanallarının daha iyi kasılmasını ve bebeğin daha kolay emmesini sağlar.

Vazopressin hormonu erkeklerde sosyal tutumdan özellikle de başka erkeklere gösterilen saldırganlıktan mesuldür ayrıca, uzun süreli ve tek eşli ilişki ile ilişkilidir.

Aşkın Ömrü Üç Sene

Aşkın ömrü üzerine münazaralar uzun müddettir devam ediyor. Ancak öğrenilen hakikat şu ki, istekli aşk zaman içinde eksiliyor. Yapılan bilimsel araştırmalarda aşkın ömrünün 2-3 sene olduğu saptanmış. İlişki müddetince aşk için lüzumlu olan dopamin, noradrenalin ve feniletamin gitgide eksiliyor. Aşık olunan şahsın yanılgıları aniden görülmeye başlıyor. Hakikatinde aşık olunan insan değişmiyor ancak aşık olan şahıs mana çerçevesinde değerlendirmeye başlıyor. Bu gidişatta iki alternatif çıkıyor şahsın karşısına; aşkınız bitiyor ya da sağlam bir ilişki haline dönüşüyor. Şayet ilişki devam ederse endorfinler devreye giriyor ve huzur, güven gibi duygular ilişkiye ilave ediliyor. Seksle birlikte oksitosinin salınması ile doyum ve bağlanma hakikatleşiyor.

Kendimize Benzeyeni Seçiyoruz

Yapılan bilimsel araştırmalara göre hakikatinde şahıslar eşlerini de kendisine benzeyen şahıslardan seçiyor. İskoçya’da University of St. Andrews’da yapılan bir çalışmanın neticesine göre, eş tercihi ile alakalı yapılan testlerde şahısların, kendilerine gösterilen portre resimlerinden, genellikle kendilerine benzeyenleri seçme meylinde olduğu saptanmış. Görünüşte olduğu gibi karakter tercihinde de fert, kendine geçmişi andırdıran şahısları seçim ediliyor.

Aşk Niçin Acı Veriyor?

İlişki istendiği gibi gitmediğinde hayat kabusa dönebiliyor. Pek çok şahıs hayatının bir yarıyılında beğendiği şahıs tarafından yalanlanma vaziyetiyle karşılaşabiliyor. Özellikle geçmişinde büyük kayıplar yaşamış şahıslar ayrılığa karşı daha duyarlı ve korunmasız olabiliyor. Bu gibi vaziyetlerde genel olarak bireyde; umutsuzluk, hiddet gibi duygular oluşuyor. Yalnızlık fobisi, kötümserlik, hayatı yaşamaya değer bulmama, hayatın anlamsızlığı düşünülüyor. Konuttan dışarı çıkmama, günlük hayatın topallaması gibi vaziyetlerle karşılaşılabiliyor. Derin bir acı yaşanıyor. Vefat düşünceleri, intihara meyle kadar giden bunalım görülebiliyor.

Aşk Yalnızca Duygu Mu?

Erken yarıyılda aşkın dopaminle ilişkili olduğu düşünüldüğünde, aşkın yalın bir duygudan öte bir şey olduğuanlaşılıyor. Aşk, aşık olunan şahsın peşinden çekilmeye, yalnızca onu düşünmeye ve ona odaklanmaya iten güçlü bir “güdü“. Bugüne kadar aşk ismine yapılmış fotoğraf, tiyatro oyunu, terbiyeyi yapıtlara bakıldığında aşkın kolay bir duygudan öte tüm yaşamı peşinden çeken güçlü bir arzu olduğu görülüyor. Evrimsel doğrultudan düşünüldüğünde ise soy ve yaşam kesintisizliğini sağlayan itici bir kuvvet olduğu düşünülüyor. Natürel bu kadar güçlü bir itici kuvvetin karşısında durmak akıntıya tek dalla karşı gelmeye benziyor.

YAZAR BİLGİSİ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri