Bir kadının özlemi

03.11.2021
27
Bir kadının özlemi

Özlemlerden taşan gecelerin verdiği sevgiye yoksul yaşadım aylarca. Yeri geldi yemeden içmeden kesildim, yeri geldi konuttan çıkaramadı beni arkadaş eller.. uykuyu zati unuttum nicedir…

Kalbimden kopup taşan sevgi su baskınında bir başıma boğulmaktayım. Üstelik yaşadığım duygu artık bir takıntı halini aldı. Zira kendimi hoşlanmaktan bıraktığımda koptum zati yaşamdan ve sezdiğim duygunun karşılığı ne aşk ne de sevgi bugün… Biliyorum, artık benden çok uzaktasın ve ben buna sabretmek zorundayım.

MFÖ der ya, ”Günler günlerin ardından seni unutmak zorunluluğundayım…”

Benim seni beğenmeler cumhuriyetim yaşamımda sahip olacağım en hoş devrimdi. Ama gel gör ki, bizim kalbimize uğramaz böyle devrimli yenilikli kelimelerin karşılığı.

Geçmiyor ki aşkın acısı

Gel gör ki, benim devrimim bende kaldı. Sen yokluğundan kopup gelmişken yaşamıma kalbi yaralı, göremedin benim sarih yaralarımı. Ben seni sarabildim mi öğrenmiyorum, ama yokluğun her düştüğünde gözyaşıma ben tekerrür tekerrür kanamaktayım..

Amma iç sürükleyişli oldu bu satırlar, farkındayım.. Ama seni anlatamaz ki daha noksanı.. Ağlamadan sızlamadan dinmiyor ki aşkının acısı…

Gözlerim de başkaldırıda artık, kuruttu yaşlarını. Beni dinlemeye artık tahammülü olamayan arkadaş sesler gibi, onlar da direnişte. İşin özü, ağlayamıyorum da, adını sayıklıyorum kesintisiz. Gün 24 saat, yetmiyor seni düşünmeye.

Belleğim bir pembe müzik kolisi

Sana olan sevgimin yerini giderek seni düşünmek sevgisi alıyor. Seni hoşlanmaktan uzaklaşıp seni beğenmeyi biliyorum ben. Tam şarkılar bizim için yazılıyor biliyorum. Pembe müzik kolisi belleğim de başkaldırıda bu nedenle.

İçimde taşıdığım umut kırıntısını yanını öğreniyorum ki, sana uzanacak yolum kalmadı artık. Bir telefon melodisinin dahi hisseme düşmediği zamanlar yaşarken, benim tüm zamanlarım seninle doluyken, artık yalnızca senin düşüncelerinin merakındayım.

Sana gelen yollarım neden tıkandı

Tanıdığım, bildiğim ne varsa aramızdaki manileri oluşturuyor sanki. Mektep yolları, otobüs durakları, el ele yürüyemediğimiz sahil boyları, yaz sıcağında köşe başı dondurmacıları… Tam bu hoşlukların yanında sen artık karşı yoldasın ve ben serbestliğimi meşale yapmış yalnız bir ruh olarak gezmekteyim. Her durakta otobüs bekliyor, yalnız başıma bir yerlere gidiyorum. Bir sahile abayı yaktım mı, inip otobüsten yürümeye başlıyorum ellerim ceplerimde. Ha bu arada sensiz limonlu dondurmanın da tadı yok…

şeref de dahil olsun mu sevdaya

Artık yalnızca senin bal gözlerin, senin gülüşün, senin burnun, o hoş suratın var belleğimde ve sanıyorum ki, yeni görüntüler kaydolmayacak beynim senin gülüşünün izleri silinmesin diye.

şereften de bahsedemez oldum tabi. Seni aramadan durabildiğimi varsaydığın saatlerde tırnak yeme alışkanlığı kazandım ben mesela. Zira durdurulamıyorum. Bu stres beni giderek çirkin yapıyor üstelik. Asık bir surat, ihtiyarlamış çirkin eller, gülmeyen gamzeler… Oysa senin sevgin hoşlaştırırdı beni, yadsınamayacak kadar.

Uzaktan izliyorum izlerini. Yanına gelmek ayıp, bir günah gibi sanki. Canımıniçi öğrenip kabullendiğim sen, bugün nasıl böyle yabancısın kavrayamasam da buna da alışırım diyorum işte. Hem zaman silmiyor mu her şeyi? Beklemek hırpalamasaydı iyiydi tabi…

Göz görmeyince gerçekten direnir mi gönül

Takıntılı düşüncelerle bozulan yaşamım nerelere çekilecek meraktayım doğrusu. Hiç mi beni beğenmedi diye kesintisiz sorgularken buluyorum kendimi. Hayallerimde, düşlerimde sana uzanan tümcelerim hep bu sualle bitiyor ve henüz bir yanıtım yok. Yalnızca ben miydim aşık da bu ilişkinin ablavutu ben oldum, öğrenmiyorum.

Şimdi hisseme düşen güç de olsa sürükleyip gitmek sanki. Göz görmeyince gönlün dayanacağı kadar km gerekiyor yalnızca. Ama gönlümün direnebileceği bir mesafe bulamadım henüz ben ve gidemiyorum hiç bir yere. Aşk kırıntısıyla doyma gayretinde yavru bir kedi gibi köşeye siniyor ya da hırçınlaşıp hiç durmadan yalnızca seni düşünerek kendimi işlerle yoruyorum…

işte böyle sevgilim…

Özlüyorum…

Bekliyorum…

Çok hoşlanıyorum…

Her umut taşıyan olanaksız konuşmaların sonu gibi, ben de bu satırların sonunda hayırlısını diliyorum…

Damla Karakuş

özel içeriğidir.

YAZAR BİLGİSİ