Burun estetiği hakkında doğru öğrenilen 9 yanlış!

04.04.2021
132
Burun estetiği hakkında doğru öğrenilen 9 yanlış!

Burun estetiği, ülkemizde ve dünyada en sık yapılan operasyonlardan birisi. Ulus arasında, bu operasyon ile alakalı sanki şehir efsanelerine dönüşen bir hayli kafa karmaşıklığı da mevcut.  Senelerdir burun estetiği operasyonları yapan Burun Estetiği Cerrahisi Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, “Bu tasarlanırken, kesinlikle burun işlevleri dikkate alınmalıdır. Zira bu operasyonun zaferinde, hem burun işlevlerinin iyileştirilmesi, hem burun estetiği temeldir” diyor.
Burun estetiği operasyonlarında doğru öğrenilen yanlışlar hakkında bilgi veren  Ulusoy, şunları söyledi:

1.YANLIŞ: Çok genç veya ileri yaşlarda, burun estetiği operasyonu yapılmaz!

1-DOĞRU: Bu operasyonlar için alt hudut kızlarda 16, erkeklerde 18 yaştır. Fakat, burundan havayolu tıkanıklığına bağlı ileri derece güçlüğü olan daha minik yaşlardaki çocuklarda da bu operasyonu seyrek de olsa hakikatleştirebiliyoruz. Ancak çok mecburi kaldığımızda uyguladığımız bu çocukluk çağı burun estetiği operasyonlarında, kıkırdak ve kemik sihrime noktalarına değmeden bu operasyonu hakikatleştirmek olası. İleri yaşlarda, bu operasyonu hakikatleştirmek için bir üst hudut yoktur. Hastanın genel gidişatının iyi olduğu ve anestezi almasında mahzur olmadığı her yaşta, bu operasyon uygulanabilir. Bazen de çok ileri yaşlarda olup, estetik temennisi olmayan şahıslara tıbbi nedenlerle de burun estetiği operasyonunun tüm safhalarını aynen uygulayabiliyoruz. Valf, başka bir deyişle kapakçık cerrahisi dediğimiz bu harekâtla, burun kanatlarında soluk alırken çökme, burun ucundaki fazla açının düşmesine bağlı soluk alma güçlüğü ve orta çatıdaki cılızlıklara bağlı soluk alma problemlerine müdahale edebiliyoruz. 

2.YANLIŞ: Tüm burun estetiği operasyonları, aynı usullerle uygulanır!

2-DOĞRU: Her fert orijinal olduğu gibi her burun yapısı da orijinaldir ve bireye özel tasarılama yapılmalıdır. Bu operasyon belki de, değişik tüm operasyonlardan farklı olarak tamamen cinsiyete ve şahsi anatomik özelliklere göre çok fazla değişkenleri olan tek operasyondur diyebiliriz. Değişkenler olarak işine içine; kıkırdak, kemik, cilt, ciltaltı dokusunun kalınlığı, yüzdeki simetri vaziyeti gibi pek çok etmen girmektedir. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, hiçbir hastanın operasyonunda uyguladığımız teknikler değişiğiyle birebir aynı olmuyor. Dolayısıyla, bu operasyonun sanki bir el üretimi sanat yapıtı gibi her fert için farklı yapıldığını söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum. 
 
3. YANLIŞ: Sarih usulde yara izi kalır!

3-DOĞRU: Bu operasyon, farklı tekniklerle asıllaştırılmaktadır. Bazı cerrahlar yalnızca kapalı usulü kullanırken, kimileri de sarih usulü, kimileri de hastanın burun yapısına göre ikisinden birisi seçim etmektedir. Sarih teknikte, tüm burun anatomik yapılarının ortaya konulması nedeniyle, operasyon esnasında cerrahi saha çok daha detaylı değerlendirilebilmekte ve uygun tekniklerle meseleler giderilebilmektedir. Hastanın tek problemi, burun kemeri veya kanatlarının enine genişliği ise, kapalı teknikle bunu düzenlemek yeterli olabilir, ancak ilaveten başka bir hayli meseleleri de varsa, çoğu zaman kapalı usul noksan kalmaktadır. İçinde bulunduğumuz coğrafyada burun yapıları, Avrupa veya İskandinav ülkeleri gibi değil, bizde burunlar hem büyük, hem de daha ileri derecede bozukluklar mevcut olup, aynı anda bir hayli işlemi de beraber uygulamak gerekebiliyor. Ben operasyonlarımda, %80 sarih, %20 kapalı teknik kullanıyorum. Seçilmiş olaylarda doğru uygulandığında, sarih teknik operasyonun vaktini takribî 1 saat kadar uzatıyor, olasılığını da büyük oranda eksiltiyor ve galibiyetli oluyor diye düşünüyorum. Günümüzde uyguladığımız sarih usul ile, yara izini 6 ay sonrasında üryan gözle fark etmek neredeyse ihtimalsizdir. Kapalı usulün ise, çok daha kısa müddette bitmesi en büyük avantajı olmakla beraber, dezavantajı ise cilt altından çalışılması ve bazı meselelere müdahale edebilmedeki teknik güçlüklerdir. 
 
4.YANLIŞ: Burun estetiği sonrası, Sızılı bir süreçtir!

4-DOĞRU: Bu operasyonlar büyük oranda sızısızdır, operasyondan sonraki 3.günden itibaren pek çok hastamız sızı kesici kullanma gereksinimi sezmiyorlar. Günümüzde kullandığımız Ultrasonik Piezo teknolojisiyle, morluk az oranda olabiliyor. Bahsedilen bu morarma ve şişlik, dışarıdan bakanlara hasta acı sürüklüyor hissi uyandırmasına rağmen, buna bir nevi yanılsamadır demek yanlış olmaz. Operasyonda yapılan kemik kesilerinin, hareketli bir bölgede olmaması sürecin sızısız olmasının sebebidir. Bu yarıyılda, hafif sızılara sebebiyet vermemesi için hastalarımıza, surat bölgesini fazla hareketlendirecek sert çiğneme, fazla gülme gibi gidişatlardan 1 hafta kadar uzak kalmalarını ve yumuşak diş fırçası kullanmalarını öneriyoruz. Böylece, hastanın neredeyse hiç sızısı olmayacaktır.
 
5.YANLIŞ: Burun estetiği sorasında, burun ucu düşer!

5-DOĞRU: Operasyon, deneyimli ellerde yapıldığında, burun ucu düşmez. Çağdaş rinoplastide, burun ön kısmını kesinlikle greft dediğimiz kıkırdaklarla destekliyoruz. Burun ucunun bu biçimde desteklenmesi, ilerleyen yaşlarda oluşabilecek fizyolojik burun ucu açısı düşmelerine karşıda mukavemetli oluyor ve buna bir nevi anti-ageing katkısı oluyor da diyebiliriz. Nitekim, ihtiyarlamaya bağlı şahsın suratındaki ifadeyi değiştiren burun ucu düşmesi, doğru teknikle yapılan burun estetiği operasyonlarında olmaz yada uzun seneler sonra çok daha hafif olur diyebiliriz. Bazı meslektaşlarımız buna “evladiyelik bir burnunuz olacak” diyorlar ki, bu çok doğrudur.
 
6.YANLIŞ: Operasyonun en güç tarafı, burun tamponları ve bunların çıkarılmasıdır!

6-DOĞRU: Senelerdir, dokuya yapışıp sızılı bası yapan ve çıkarılırken acı veren uzun burun tamponlarını kullanmıyoruz. Günümüzde tampon tesirini oluşturmak emeliyle, dikiş teknikleri, kendiliğinden eriyebilen tamponlar veya silikon tamponları kullanıyoruz. Bunların tümü de, tamamen sızısız ve son derece konforlu uygulamalardır. Ben son senelerde daha ziyade silikon olup, ortasından hastanın hava da alabildiği malzemeleri seçim ediyorum. Bu malzemeyi beğenmemin sebebi, burun içindeki mukoza dediğimiz dokuların doğru yerlerine oturmalarını sağlamak içindir. Zira bu operasyonun zaferinde, hem burun işlevlerinin iyileştirilmesi, hem burun estetiği temeldir. 
 
7.YANLIŞ: Burun estetiği dışarıdan yapılırken, soluk alma operasyonu da dışarıdan yapılır!

7-DOĞRU: Burun içi ve dışı birlikte bir uzuvdur. Bazen, burun içinde bir mesele olmamasına karşın, sırf dışındaki dingil çarpıklıkları nedeniyle hava pazajı yasaklanmaktadır. Bazen de, burun içindeki kıkırdak çarpıklığını düzenlemeden, dışına yapılacak bir estetik müdahale noksan kalabilmektedir. Burun içindeki septum sınan kıkırdağı ve dışındaki estetiği birlikte düşünmeliyiz. Bunu şöhretli bir müellif  “Nose goes where does septum goes= burnun içindeki septum denilen kıkırdağı nereye giderse burunda oraya gider” biçiminde ifade etmiştir. Tek bir kesi ile burnun hem dışına, hem de iki taraflı olarak içine de müdahale edebiliyoruz. 
 
8.YANLIŞ: Burun estetiğinde, lazer uygulaması daha galibiyetli netice verir!

8-DOĞRU: Lazerin, burun estetiği operasyonlarında yeri yoktur.  Lazer, asla kemik ya da kıkırdak dokuyu şekillendirmez. Ancak çok seyrek de olsa, sarih teknik burun operasyonlarından sonra, kesi izinin keskin olduğu hastaların bu şikayetini eksiltmek için lazer ile alakalı cildin ceddilmesi başka bir deyişle bir nevi derin peeling emelli lazere hastaları yönlendiriyoruz. Ayrıca, geçmişte burun içindeki konka dediğimiz etlerin lazerle küçültülmesi kullanılmıştır, ama günümüzde terkedilmiştir. Günümüzde bu emelle radyofrekans dediğimiz, lazer eşi küçültme yapan teknolojileri yoğun bir biçimde kullanmaktayız. 
 
9.YANLIŞ: Burun estetiği meseleleri, yalnızca cerrahi müdahale ile düzenlenir!

9-DOĞRU: 10 sene evveline kadar burun biçimindeki meselelerin düzenlenmesinde, operasyon dışında seçenek bir usul yoktu. Fakat günümüzde, büyüyen dokuya geçimli dolgu maddeleri teknolojileriyle, az rakamdaki seçilmiş olgularda operasyonsuz da burun estetiği muhtemeldir. Fakat, tüm burun biçim bozukluklarının da  “Operasyonsuz burun estetiği” olarak da deyim edilen dolgu, botoks veya cilt germe ile düzenlenebileceği mevzusunda yanlış bir likeni vardır ve bu da doğru değildir. Zira bu usulleri, ancak çok minik muhakkak meseleleri olan seçilmiş hastalarda uyguluyoruz.

YAZAR BİLGİSİ