Çocuğunuzun giysileri küçülmüyorsa dikkat

20.11.2021
17
Çocuğunuzun giysileri küçülmüyorsa dikkat

Çocukluk çağında gelişmenin izlenmesinin son derece ehemmiyetli olduğunu belirten uzmanlar, Çocuğun akranlarına göre kısa olması, çocuğun pantolon/etek boyunun üst üste 2 sene aynı kalmasının sihrime geriliğine ait ehemmiyetli ipuçları olduğunu kaydolan Prof. Dr. Feyza Darendeliler, “Gelişmenin izlenmesi altta uyuyan rastgele bir hastalığın erken tutulması için son derece ehemmiyetlidir” ihtarında bulundu.

Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler, çocukluk yarıyılının en büyük özelliğinin devamlı bir sihrime süreci göstermesi olduğunu belirterek gelişmenin duraklaması ya da boy kısalığının bazı hastalıkların bulgusu olabileceğine dikkat çekti.

Gelişmede duraklama hastalık habercisi olabilir

Doğum evveli yarıyıldan başlayarak doğumdan sonra 18 yaşlarına kadar temposu zaman zaman süratlenen ve yavaşlayan ancak devamlı devam eden sihrime süreci sonunda çocuğun yetişkin boyuna eriştiğini ifade eden Prof. Dr. Darendeliler, sıhhatli sihrime sürecinin muhtelif faktörlerin hakimiyeti altında olduğunu kaydolarak şunları söyledi:

“Sıhhatli bir sihrime için sıhhatli bir beslenme koşuldur. Sihrime hormonu gibi bir çok hormon ve sihrime etmenleri boy uzaması üzerine tesirli olur. Ayrıca çocuğun gelişebilmesi için psikososyal etrafının pozitif olması ve temel gelişmeyi sağlayan uzun kemiklerin uyaranlara cevap verebilmesi gerekir. Sihrime üzerine tesir eden muhtelif etkenler göz önüne alındığında, gelişmenin karışık ve birbiriyle ilintili bir hayli vakanın bir neticeyi olduğu anlaşılmaktadır. Araya giren rastgele bir hastalık/vaziyet sihrime sürecini negatif etkileyebilir. Dolaysıyla gelişmede duraklama ve/veya boy kısalığı altta uyuyan hastalığın ilk bulgusu olabilir.”

Çocuğun gelişmesi kesinlikle izlenmeli

Çocuğun boyunun sıradan olup olmadığının, sıhhatli çocukların boy bedellerinden hazırlanmış persantil çarpıkları kullanılarak değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Feyza Darendeliler, “Sıhhatli bir çocuğun boyu çarpık üzerinde 3 ve 97. persantil çizgileri arasında yer alır ve çocukluk yarıyılı süresince aynı çarpık üzerinde devam eder. Çocuğun boyunun persantil çarpıklarında 3. persantil altında olması veya sıradan persantil çarpıkları içinde olsa dahi zaman içinde çarpık içinde düşme göstermesi ya da anne-babadene göre çocuğun boyunun kısa olması patolojiktir ve muayene gerektirir. Boy kısalığını veya gelişmede duraklamayı tutabilmek için tüm çocukların, sıhhatli de olsa belli aralarla izlemi koşuldur” diye konuştu.

Patalojik boy kısalığı oranı %15-20

Prof. Dr. Feyza Darendeliler, sıradan kısa boylu çocukların oranının %80-85 olduğunu belirterek bunun sebeplerinin ailevi boy kısalığı, yapısal boy kısalığı ve ergenlik gecikmesi olduğunu söyledi. Patolojik boy kısalıkları oranının %15-20 olduğunu belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler, “Bu da iki kategoride değerlendirilebilir. İlki beden oranı bozuk olanlardır, bu vaziyet iskelet sistemi hastalıklarından kaynaklanır. İkinci grup ise beden oranı sıradan olanlardır. Bunun sebepleri arasında doğum tartısı düşük olan ve kısa boylu çocuklar, Turner belirtiyi, öbür bazı sendromlar, beslenme bozukluğu ve bodurluk, uzun süreli hastalıklar kalp, böbrek, kan vb. veya uzun süreli ilaç kullanımı kortikosteroid gibi olarak sıralanabilir. Patalojik boy kısalıklarına hormonal bozuklar da neden olabilir. Sihrime hormonu beceriksizliği, sihrime hormonuna direnç ve hipotiroidi sayılabilir” diye konuştu.

Patolojik kısalıkta sihrime sürati düşük

Sıradan kısa boyluluğun cemiyette en sık görülen boy kısalığı olduğunu belirten Prof. Dr.Darendeliler, “Bu çocukların boyları kısa ancak sihrime süratleri basmakalıptır. Bir kısmının anne ve babası da kısa boylu olup, kalıtsal etkenler ön tasarıdadır. Patolojik boy kısalıklarında boy kısa ve sihrime sürati düşüktür. Patolojik boy kısalıkları içinde iskelet bozukları ender olup genellikle orantısız bir boy kısalığı vardır kol ve bacaklar kısa. Orantılı boy kısalıkları içinde Türkiye’de uzun süreli beslenme bozukluğu neticeyi büyüyen ve bodurluk diye adlandırılan boy kısalığı %10 oranında görülür. Özellikle yaşamın ilk senelerinde geçirilen beslenme bozukluğu daha sonraki yaşlarda boy kısalığına neden olmaktadır” dedi.

Turner Belirtiyi yalnızca kız çocuklarında görülüyor

Turner Belirtiyi’nun 1/2500 sıklığında yalnızca kızlarda görülen ve en ehemmiyetli belirtileri boy kısalığı ve ergenlik yokluğu olan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler, “Sihrime hormonu beceriksizliği 1/3500 oranında görülür ve sıklıkla tek belirtisi boy kısalığı ve/veya gelişmede duraklamadır. Hipotiroidi 1/3500 oranında görülür ve doğumsal formlarında boy kısalığı dışında akıl geriliği de görülür. Doğum tartısı düşük olarak doğan ve ilk 2 yaşta gelişmede tutma yapamayan çocukların da son boyları kısa olur. Bunların dışında uzun süreli sistemik hastalıklarda boy kısalığı sıklıkla beklenen bir belirtidir. Patolojik boy kısalıklarında son boy hastalıklar arasında farklılık gösterse de genelde kızlarda 130-140cm,erkeklerde 140-150 cm arasında değişir. İskelet sistemi hastalıklarında son boy ağır kısadır 120cm ortamı. Boy kısalıklarının kimileri anne karnında başlar, misalin iskelet sistemi hastalıkları gibi. Bu hastalıklarda anne karnında gelişmenin yavaşlaması tespit etilebilir” diye konuştu.

Giysileri küçülmüyorsa dikkat!

Prof. Dr. Feyza Darendeliler, sihrime geriliğine ait ipuçlarını da şöyle sıraladı: “Çocuğun akranlarına göre daha kısa olması, çocuğun anne ve baba boyuna uymayacak seviyede kısa olması, çocuğun pantolon /etek boyunun üstüste 2 sene aynı kalması, kollarda, bacaklarda kısalık, hamilelik haftasına göre zamanında ama düşük doğum ağırlıklı doğmuş olma, çocuğun sihrime çarpığında alt düşmesi, yüzde veya bedende değişik dismorfik belirtiler ve kilo alımına karşın boyun uzamaması”

Bu tekliflere kulak verin

Boy kısalığına neden olan hastalığın erken tanısı erken rehabilitasyon açısından, rehabilitasyon imkânı yoksa dahi aileyi bilgilendirme açısından çok ehemmiyetli olduğunu belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler, rehabilitasyonu olası boy kısalıklarında rehabilitasyon ile sıradan boya erişmek olası olduğunu söyledi.

Şayet boy kısalığı veya gelişmede duraklama varsa ve endokrin dışı nedenler dışlanmışsa beslenme bozukluğu, kronik hastalıklar gibi pediatrik endokrin uzmanına sevk etmek gerekir.

Şüphesiz sıhhatli sihrime için optimum beslenme, yeterli kalori ve protein alınması, demir, çinko, iyot gibi mikrobesi öğelerinin balanslı bir beslenme ile alınması son derece ehemmiyetli ve lüzumludur. Yalnızca sihrime için değil, kemik sıhhati, kalp ve damar sıhhati gibi öbür sistemler için de lüzumludur.

Mucize yaratan bir gıda yoktur. Yalnızca balanslı, sıhhatli ve yeterli beslenme mevzubahisi olmalıdır.”

YAZAR BİLGİSİ