Çocuklarda orta kulak problemleri ve rehabilitasyon usulleri

14.10.2021
6
Çocuklarda orta kulak problemleri ve rehabilitasyon usulleri

Solunum yolu enfeksiyonları sonrasında orta kulakta alana gelen akışkan birikmeleri, çocuklarda zamanla dinleme kaybına yol açabiliyor. Tekrarlayan kulak ağrılarını ve duyma kayıplarını önlemek için orta kulak akışkanlarının erken yarıyılda rehabilitasyon edilmesi gerekiyor.

Memorial Ataşehir Sağlık Kurumu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Engin Acıoğlu, çocuklarda orta kulak problemleri ve rehabilitasyon usulleri hakkında bilgi verdi.

Grip ve nezleden sonra büyüyebilir

Orta kulakta akışkan genellikle nezle, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sebebi ile kulağın etkilenmesi neticeyi ortaya çıkar. Kulakta akışkan birikimleri en sık ilk 5 yaş çocuklarında görülmektedir. İlk 5 yaş içinde çocukların neredeyse yüzde 90’ı orta kulak irini yaşar. Bu yarıyılda görülmesinin en ehemmiyetli nedeni mektep çağına gelen çocuklarda başlayan sık üst solunum yolu enfeksiyon saldırılarıdır. Bu saldırılara bağlı olarak geniz etinde sihrime alana kazanç. Çocukların anatomik olarak geniz ile kulak arasındaki östaki kanalı daha kısa ve yataydır. Bu açıdan geniz bölgesindeki cerahat ve bakteriler daha sık orta kulak enfeksiyonu ya da akışkan bir araya gelmesine neden olur.

Duyma problemleri başlıca bulguları arasında

Orta kulakta akışkan birikmesi duyma problemleri ile bulgu verebilmektedir. Yetişkinler bunu kulakta kapanma, sanki perde var hissi, konuştuklarımı ekolu dinliyorum gibi şikayetlerle ifade ederler. 8-16 yaş arası çocuklar da kendini kısmen ifade edebilse de, çoğunlukla 5-6 yaş grubu çocuklar kendini ifade etmekte zorlanabilir, hatta gidişatı fark etmeyebilir. Bu gidişatı genellikle ebeveynler ilerleyen aşamalarda; çocukların konuşulanları dinlemediği için lafları yineletmesi, televizyonun sesini çok açması, seslendiklerinde hemen dönüp bakmaması ile fark ederler.

Orta kulak problemleri genetik olabilir

Çocukluk çağında orta kulak problemleri yaşamış ebeveynlerin genellikle çocuklarında da bu problemler ortaya çıkmaktadır. Kısacası genetik olarak çocuklarda orta kulak irinleri, kronik akışkan bir araya gelmeleri görülebilmektedir. Özellikle anne ya da babada var olan alerjik hassasiyet de bu yatkınlığın çoğalmasına yol açar. Etrafsal etkenler de ehemmiyetli bir faktördür. Bebeklik yarıyılında sigara dumanı maruziyeti, biberon ve emzik kullanımı, ailede mektep çağında ağabey ya da ablanın olması orta kulak irini tehlikesini artıran nedenlerdir.

Erken yarıyılda rehabilitasyon ehemmiyetli

Orta kulağın gelişimi için ilk 4 yaş çok ehemmiyetlidir. Bu yaşlarda tekrarlayan orta kulak irinleri ve akışkanlarının doğru bir biçimde rehabilitasyon edilmesi ve sonrasında takip edilmesi gerekir. Orta kulakta uzun süreli akışkanın ve tekrarlayan irinlerin varlığı; kulağın havalanmasını maniler ve gelişimini bozarak kalıcı zararlar yaratabilmektedir. Rehabilitasyon edilmediği takdirde, ileride yaşayacakları rastgele bir nezle ya da grip sonrası yeniden kulakta tıkanma, akışkan birikimi, duyma kaybı, tazyik travması ve baş dönmesi gibi problemlerle karşı karşıya gelebilirler. Ayrıca çocuğun bir alerjik hastalığı da varsa bu hakimiyet altına alınmalıdır. Alerjik vaziyetler iyileşme süreci geciktirebilmekte, tablonun daha ileri ebatlara erişmesine yol açabilmektedir.

Hakimiyetleri kumpaslı olarak yaptırın

Ebeveynler, genellikle çocuklarında ağrı ve ateş gibi şikayetlerin düzelmesi ile hakimiyet muayenelerine gelmemektedirler. Oysaki kulak ağrısı, ateş ile hekime müracaat eten ve orta kulak irini geçiren her çocukta, ağrılar geçmiş olsa bile bir zaman daha orta kulakta akışkanın varlığı devam eder. Bu süreçte ehemmiyetli olan kulak ağrısının geçmesi değil orta kulakta akışkanın tamamen düzelmesidir. Orta kulaktaki akışkan zamanla daha koyu ve yoğun bir hale gelmektedir. Erken yarıyılda rehabilitasyon edilmezse artık kendiliğinden düzelmesi de olası olmaz. Bu da zamanla duyma kaybı, kulak çeperi deformasyonları gibi bir hayli problemi birliktesi getirir.

Cerrahi müdahale gerekebiliyor

Orta kulak akışkanlarında çocuk, ilaç rehabilitasyonu ve alınan temkinlere karşın iyileşemiyorsa, takip süresi ve saldırı sayıları çoğalıyorsa ulus arasında “kulağa tüp takma” operasyonu olarak öğrenilen cerrahi müdahale gerekebilir. Ventilasyon tüpü sınan ve kulak çeperine yerleştirilen bu mikroskobik aparat ile orta kulağın tek çıkış kapısı olan ve genze açılan, bütün olarak çalışamadığı tespit edilmiş östaki kanalına seçenek geçici bir pencere yaratılır. Çeperde açılan küçük bir deliğe bu tüp yerleştirilir. Orta kulak düzeldikçe tüp kendiliğinden atılır; ancak genellikle 6 ay-1 sene kalması istenir. Bu zaman zarfında çocuk duş alabilir, denize girebilir; ancak havuza girmesi doğru değildir.

YAZAR BİLGİSİ