Çocuklarınıza çok haylazsın demeyin

04.11.2021
20
Çocuklarınıza çok haylazsın demeyin

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi’nden uzman muayenehane psikolog Eda Ergür, anne ve babaların yanılgılı davranışlarının çocuğun gelişimi üzerinde negatif tesirler yaptığına dikkat çekti. Pozitif talimatların çocuğun gelişimine çok ehemmiyetli katkıları olduğunu belirten Eda Ergür, şunları söyledi: “Anne babaların çocuklarını yetiştirirken ortak niyetleri vardır. Her ebeveyn, çocuklarının mutlu ve galibiyetli olmasını, etrafıyla iyi ilişkiler kurabilmesini, mesullüklerini üstlenmesini ve de nezaket sahibi bir fert olarak yetişmesini ister. Ancak bu niyetlere erişmek için sarf edilen mücadele, her zaman bizi istenilen neticeye götüremeyebilir.”

Çocuğu uyarma usulüne dikkat

Anne babanın çocuklarına yönelttikleri tavırlar her ne kadar iyi hedefli olsa da bazen beklenmeyen neticelere neden olabilir. Odasını toplamayan bir çocuğa verilen ihtar ‘odanı dağıtma’ biçiminde olabilir ve bu ihtarlar çoğu zaman işe afacan. Aileler, genelde şöyle yakınıyorlar: ‘Duvara söylesem anlar ama oğlum ya da kızım bir defa dahi beni dinlemiyor.’ Peki burada tek mesul çocuğunuz mu? yoksa Sizde de hisse var mı? ilk olarak bunu düşünmelisiniz.

Ne yapması gerektiği anlatılmalı

Yapılan ihtarlarda değiştirilebilecek ortak bir nokta var: Bu misallerin hepsinde çocuğa, neyi yapmaması gerektiğini söylüyorsunuz fakat nasıl davranması gerektiğiyle alakalı bir manipülasyon yapmıyorsunuz. Böylece çocuk ne yapmasını istediğinizi kavrayamayabiliyor ve yaptığı tutumu sürdürüyor. Odasını kumpaslı yakalamasını istediğimiz çocuğumuza ‘odanı kumpasla’ talimatını vermek çocuk için daha anlaşılır olacaktır. ‘Nazik davran, sakin ve rahat ol, uygun ses tonuyla konuş, meyve ye’ gibi yol gösterici talimatlar vermek daha net ve anlaşılır bir ileti ilettiği için çocuğunuz da ondan ne beklediğinizi kavrayabilir ve kendisini tenkit etilmiş sezmez.

Sen dili hırçınlaştırıyor

Eda Ergür, yapılan ihtarlarda kullanılan dilin de ehemmiyetli olduğunu belirterek şu nasihatlerde bulundu: “Haylazsın, dağınıksın gibi ‘sen’ diliyle hitap ederseniz çocuğunuz kendisini tenkit etilmiş,tehdit edilmiş gibi sezecek ve beğenilmediğini düşünecektir. Tenkit Etildiğini düşünen çocuk hırçınlaşıp daha agresif tutumlar sergileyecektir. Sohbet eden annesinin lafını kesen, ‘anne, anne’ diyerek araya girmek isteyen bir çocuğa ‘Aralıksız lafımı kesiyorsun’ ihtarı yerine ‘Lafım kesildiğinde, dostuma anlattığım mevzunun sonunu getiremediğim için çok rahatsız oluyorum’ biçiminde uyarmak daha açıklayıcıdır. Çocuk kendini tenkit etilmiş sezmeden, tavrın sizde yarattığı duyguyu ve neticelerini fark etmiş olur.”

Onun çocuk olduğunu unutmayın

Psikolog Eda Ergür “Anne- baba olarak karşımızdakilerin çocuk olduğunu her zaman kendimize anımsatmalı ve söylediklerimizi harfi harfine yerine getiremeyeceklerini unutmamalıyız. Çocuğunuzun tavırlarında neyi istemediğinizi değil de neyi istediğinizi düşünerek hareket edin ve ihtarlarınızı bu doğrultuda şekillendirin. Böylece hem kendinizde hem de çocuğunuzda pozitif bir tesir yaratmış olursunuz. Rahat ve mutlu bir fert olmaya kendinizden başlarsanız çocuğunuz sizi model alarak bu doğrultuda tutumlar geliştirebilir.” dedi.

YAZAR BİLGİSİ