Demans hastalığında erken tanı ehemmiyetli

20.01.2022
116
Demans hastalığında erken tanı ehemmiyetli

Alman Alzheimer Yüksekokul Başkanı Mefküre Ülker, ihtiyarlamayla birlikte beynin öğrenişsel işlevlerinde yavaşlama görülebileceğini, bu nedenle unutkanlık ve konsantrasyon beceriksizliği yaşamanın klasik olduğunu, ancak bu natürel sürecin arkasına saklanmış demans hastalığına da dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Ülker: ”Demans hastalığında erken tanı, teşhisi kabul etmek ve profesyonel destek almak çok ehemmiyetli.” diyerek erken tanının yanı gizeme hastalık teşhisini kabul edip profesyonel destek almanın büyük ehemmiyet taşıdığını ifade etti.

Yaşlılık semptomları deyip geçmeyin

Günlük yaşamda adları, buluşmaları ya da vakaları unutmanın klasik olduğuna, ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte bu vaziyetin sık sık yinelenmesi halinde demans kuşkusunun oluşabileceğine vurgu yapan Ülker, ” Son zamanlarda alana gelmiş vakaları unutmak, eşyaların yerlerinin karıştırılması, tanıdık civarlarda oryantasyon bozukluğu, dilin muhtaçlaşması, günlük etkinlikleri yapmada güçlükler ve tavır farklılığı bir arada görülürse demans bulgusu olarak kabul edilir. Bu bulguları taşıyan bireylerin belli nöroloji hekimine görünmesi gerekir” dedi.

Aynı zamanda Türk Alzheimer Derneği Başkanı da olan Ülker, emin bir tıbbi tanı ile demans bulgularının sebeplerine sarihlik getirilebileceğini, şahsın ilk demans ya da demansa eş değişik hastalıklara ait semptomlar başka bir deyişle değişik bir deyişle ikincil demans olup olmadığı mevzusunda bilgi alınabileceğini söyledi. Erken tanıda ise hastalığa ve buna bağlı bozukluklara geçim sağlama sürecinin daha kolay olacağına vurgu yapan Ülker, erken tanıyla sosyal hizmetlere ve legal haklara zamanında ulaşım sağlanacağını, bunun da hastaya ve hasta yakınlarına takviyeci olacağına dikkat çekti.

Teşhisi kabul edin ve destek alın

Demans hastalığında hastalığı kabul edip, hastalık hakkında muhtemel olduğunca acele bilgi edinmenin geçim sürecini süratlendireceğini söyleyen Ülker ”Demans hastalarının bakımı çoğunlukla birinci derece aile bireyleri tarafından üstlenilir. Demans hastalarının bakımı oldukça güç ve kompleks bir vaziyettir. Bu surattan hasta yakını, hastalığın ilk teşhisinden itibaren profesyonel danışmanlık ve bakım hizmetlerinden faydalanmalıdır. Hasta yakınları genellikle bu mesullüğü tek başlarına taşıyabileceklerini düşünürler, ancak ilerleyen yarıyıllarda tükenmişlik belirtiyi gibi hastalıklarla karşılaşabilirler. Bu sebeple hasta yakını gündüz bakım merkezleri, mobil bakım ve destek, 24 saatlik kısa süreli bakım gibi profesyonel hizmetlerden faydalanmalı ve kendine şahsi hürlük alanı yaratıp, zaman ayırmalıdır” diye konuştu.

Demansın artta ne var

Demans hastalığının tutumu, düşünceyi ve günlük faaliyetleri yerine getirme yetisini negatif doğrultuda etkileyen beyin bozukluklarının neden olduğu bir bulgular tamı olduğunu söyleyen Ülker, hastalık hakkında bilgi verdi. Ülker ”Eksilen akıl marifetlerinin bir neticeyi olarak günlük faaliyetlerin kısıtlanmasına neden olan demans, hafıza, dil marifetleri, idrak ve dikkat yeteneklerini negatif doğrultuda etkilemektedir. Demans hastalığının en yaygın cinsi olan Alzheimer demans, takribî olarak hastaların yüzde 70’ini oluşturur. Birkaç proteinin anormal tutumlarının neticeyi oluşan hastalıkta bu proteinler, beyin işlevlerini negatif etkileyip bazı bölgeleri devre dışı vazgeçer. Bunlar bellekle ve koordinasyonla yakından ilişkili olan beyin üniteleridir” dedi.

Yaşam süresi uzadıkça demans tehlikeyi de çoğalıyor

Yaşam müddetinin gün geçtikçe çoğaldığına vurgu yapan Ülker, 1960’larda 52 olan yaşam müddetinin 2018 bilgilerine göre 78,3’e yükseldiğini söyledi. Bu bilgilere göre günümüz insanlarının 26 sene daha uzun yaşadığını ifade eden Ülker ”Yaşam müddetinin uzaması memnuniyet verici, ancak bu gidişat demans hastalığı oranının çoğalmasını da birliktesi getiriyor. Yaşla birlikte bunamaya tutulma ihtimali çoğalıyor. 70-75 yaş grubundaki bireylerin demans hastalığına tutulma ihtimali yüzde 3,5 iken 80-84 yaş grubunda yüzde 15,7’yi bulmaktadır. 90 yaş üstündeki şahıslarda ise neredeyse iki şahıstan biri bu hastalıktan mustariptir” diye konuştu.

YAZAR BİLGİSİ