Fazla kilolu çocukları bekleyen 6 rahatsızlık

06.11.2021
17
Fazla kilolu çocukları bekleyen 6 rahatsızlık

Ebeveynlerin şuursuz yaklaşımları, yanlış beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik gibi sebeplerle son senelerde dünyada ve ülkemizde kilolu çocuk sayısı süratle çoğalıyor. Sindirim sistemi rahatsızlıklarından ruhsal meselelere kadar bir hayli tabloya neden olan bu vaziyetin anne babalar tarafından ciddiye alınması ehemmiyet taşıyor. Memorial Ankara Sağlık Kurumu Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İncilay Üstündağ, çocuklarda fazla kiloların birliktesi getirdiği sağlık meseleleri alakalı bilgi verdi.

Çocuklukta artan yağ hücreleri bedende ömür boyu korunuyor

Obezite yalnızca kilo aşırılığı değil, bedende yağ dokusunun olması gerekenin üzerinde olmasıdır. Bu anlamda yetişkin tipi obezite ile çocuklardaki obezite hakikatinde birbirinden değişiktir. Yetişkinlerde kilo çoğalınca yağ hücreleri genişlemekte ve kilo verince daralmaktadır. Çocuklarda ise kilo çoğaldıkça yağ hücre sayısı da çoğalmakta ve ömür boyu bu hücreler bedende korunmaktadır. Bu sebeple kiloluluk, çocukluk çağından itibaren dikkatle izlenmesi ve önlenmesi gereken bir sağlık meseleyidir.

Obezitenin neden olduğu sağlık meseleleri erken yaşlarda ortaya çıkıyor

Çocuğun fazla kilolu olup olmadığına; boyuna göre ağırlık yüzdesinin oranına bakılarak karar verilmektedir. Bununla beraber beden kitle endeksi, bel etrafı, boyun etrafı gibi ölçümler kiloluluğun ebadını daha net bir biçimde göstermektedir. Daha Öncekinden kilolu çocuk sağlıklıdır fikri ön plandayken günümüzde çocuklarda kiloluluğun hastalık olarak değerlendirilmesinin sebebi; erişkin kiloluluğunda karşılaşılan meselelerin temelinin çocukluk yarıyılından atılması ve bireyin sıhhatini tehdit etmeye başlamasıdır. Çocuklarda fazla kiloların neden olduğu sağlık meseleleri erken yaşlarda kendini göstermekte ve genç yaşta hayat kayıplarının daha sık görülmesiyle sonuçlanmaktadır.

Çocuklarda obezitenin neden olduğu değişik rahatsızlar şu biçimde sıralanabilir:

Metabolik meseleler:

Kan şekerinin yükselip insülin mukavemetinin çoğalması neticesinde, daha öncekinden yalnızca erişkinlerde görülen Tip II şeker hastalığı yaradılışı tetiklenmektedir.

Kardiyolojik meseleler:

Kan yağlarının yükselmesiyle beraber yüksek tansiyon, kalp gelişmesi, kalp damarlarında bozulma ve buna bağlı kalp hastalıklarında çoğalış görülmektedir.

Ortopedik meseleler:

Geç yürüme, yürüme bozuklukları, eklemlerde yıpranma, omurga bozuklukları gibi pek çok mesele ortaya çıkabilmektedir.

Bağışıklık sistemi meseleleri:

Enfeksiyona yatkınlık oluşmakta, otoimmün hastalıklar ve bazı kanser cinsleri tetiklenmektedir.

Sindirim sistemi meseleleri:

Ülser, reflü, karaciğer yağlanması, safra taşı yaradılışı çoğalmaktadır.

Ruhsal meseleler:

Özgüven beceriksizliği, sosyal ayırımcılık, madde kullanımında çoğalış, bunalım ve intihar meyline varan meselelerle karşı karşıya kalınabilmektedir.

Çocuğunuz için doğru bir rol model olun

Kiloluluk tüketilenden daha fazla enerji alınması neticeyi yağ dokusunun birikmesiyle ortaya çıkmaktadır. Yaradılışında hormonal sebeplerin dışında temel olarak genetik etkenler ve etrafsal faktörler en ehemmiyetli rolü oynamaktadır. Özellikle ebeveyn obezitesi, ailenin yanlış beslenme alışkanlığı ve fiziksel etkinlik eksikliği kiloluluğun altında uyuyan temel etmenlerdir. Uzun vakit TV izleyen, saatlerce bilgisayar başından kalkmayan ve o sırada aralıksız yüksek yağ ve enerji kapsayan abur cubur atıştıran çocukları bekleyen en büyük risk kiloluluktur. Kiloluluğun önlenmesi için ilk olarak perhizin tertip edilmesi ve fiziksel etkinliğin artırılması gerekmektedir. Bu noktada ehemmiyetli görev ebeveynlere düşmektedir. Çocuğun doğru beslenme alışkanlığı kazanması, aile içindeki eğitimle sağlanabilir.

Çocuğunuza ödül olarak şeker çikolata ve cips vermeyin

Çocukların obezite meselesiyle karşı karşıya kalmamaları için bebeklik yarıyılından itibaren bazı temkinler alınmalıdır. Bebek beslenmesinde 1 yaşına kadar olan yarıyılda; ilk 6 ay yalnızca anne sütü verilmeli ek besinlere erken başlanmamalıdır. Ek gıdaya geçildiğinde unlu şekerli muhallebi gibi besinler seçim edilmemeli, çocuk kaşıkla beslenmeli, biberon ve blender ile çekilmiş yiyeceklerden sakınılmalı, ölçüler doğru ayarlanmalı ve çocuk yemeye zorlanmamalıdır. 6 yaşına kadar olan mektep evveli yarıyılda; çocuğun öncelikle ne yediğinin farkında olması sağlanmalıdır. Televizyon karşısında hipnotize olmuş bir çocuğa yemek yedirmek oldukça yanlıştır. Şeker, çikolata, cips gibi kolili yiyecekler ödül olarak kullanılmamalı, gazlı ve şekerli meşrubatlar yerine ayran seçim edilmelidir. Bu yarıyılda aile fertleri çocuğa misal olacak biçimde beslenmeli ve çocuğun fiziksel etkinliği artırılmalıdır. 06-18 yaş arasını kapsayan mektep ve adölesan yarıyılında ise; öğün sıçranmaması sağlanmalı, varsa yanlış beslenme alışkanlıkları düzenlenmeli, fast-food besin tüketimi hudutlandırılmalı ve çocuk tencere yemeğine yönlendirilmelidir. Bu yaş grubundaki çocuklara asla düşük kalorili veya yüksek proteinli perhizler yaptırılmamalıdır.

YAZAR BİLGİSİ