Gebelikte saklı risk: Toksoplazma

15.11.2021
25
Gebelikte saklı risk: Toksoplazma

Günlük hayatta sıradan bir enfeksiyon hastalığı olan ve çoğu zaman belirti dahi vermeden geçirilen toksoplazma enfeksiyonu gebelikte çok riskli neticelere yol açabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, anne adaylarının hem kendilerini hem de bebeklerini alacakları kolay temkinlerle toksoplazma enfeksiyonundan gözetebileceklerini söyledi.

Hamilelik, kadınlarda fizyolojik ve psikolojik doğrultudan ehemmiyetli farklılıklara neden olan uzun ve meşakkatli bir süreç. Meselesiz bir gebelik yarıyılı geçirmek ve bebeklerini kucaklarına sıhhatli bir biçimde almak isteyen anne adaylarının, bu yarıyılda dış faktörlere karşı kendilerini her zamankinden daha özenli biçimde gözetmeleri gerekiyor. Pek çok enfeksiyon ve hastalık, hamile sıhhatini sarih veya saklı olarak etkiliyor. Bir Hayli yolla bulaşan toksoplazma enfeksiyonu da sinsi risklerden biri.

Her anne adayının toksoplazma enfeksiyonuna karşı dikkatli ve şuurlu olması gerektiği ihtarında bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, “Toksoplazma tek hücreli bir canlıdır ve kedigiller bu asalağın natürel rezervuarıdır. Enfekte kedilerin dışkısında bol ölçüde ookist denilen enfeksiyon etmeni bulunur. Genç veya yavru kediler daha çok ookist atarlar. Ookistler kedi tarafından dışkıladıktan 24 saat sonra enfeksiyon oluşturma özelliği kazanırlar. Oosit kapsayan dışkı bahçe toprağında, kedi kumunda, parklardaki kum havuzlarında, sebzeler üzerinde bulunabilir ve bulaşabilir. Ham et mahsulleri de bu kistleri barındırabilir ve bu etlerin iyi pişmeden ya da ham olarak harcanması da enfeksiyonu bulaştırabilir. İnsandan insana bulaşmaz. Hamileler kendilerinin ve bebeklerinin sıhhati için toksoplazma enfeksiyonuna karşı şuurlu ve dikkatli olmak zorunda” dedi.

Hamileler daha dikkatli olmalı

Toksoplazma enfeksiyonunun hamilelik sırasında alınmasının riskli neticelere yol açtığına dikkat toplayan Dr. Cüneyt Genç şunları söyledi: “Sıhhate basmakalıptan çok daha fazla dikkat edilmesi gereken bir süreç olan hamilelikte toksoplazma asalağı alınması gidişatında, bu asalaklar kandaki dolaşım sırasında plesentaya ve daha sonra da bebeğe geçerek konjenital toksoplazma enfeksiyonuna neden olur. Hamileliğin geç yarıyıllarında enfeksiyon bebeğe daha kolay geçer ve daha az mesele ortaya çıkarabilir. Amerika Birleşik Devletlerinde her sene vasati 4 bin konjenital toksoplasma hadisesi görülüyor. Bu enfeksiyon bebeklerde görme cılızlığı, âmâlık, havale, mental ve motor büyümede gerilik gibi problemlere neden olabiliyor. Enfeksiyonun bebeğin anne karnında kaybına veya düşüğe yol açtığı da öğreniliyor. Bu açıdan enfeksiyon mevzusunda şuurlu olmak çok ehemmiyetli.”

Asalak uzuvlarda senelerce yaşayabilir

Olağan fertlerde bağışıklık sisteminin güçlü olması gidişatında bağırsak sisteminden kana karışan bu asalakların yalnızca azıcık adale sızısı, dargınlık ve lenf bezlerinde şişliğe neden olduğunu kaydolan Dr. Genç, “Olağan zamanlarda bu enfeksiyon hiçbir belirti vermeden de geçirilebilir. Asalaklar 2-3 hafta kanda gezdikten sonra adaleleriniz ve muhtelif uzuvlarda senelerce kalabilirler ve bağışıklık sisteminiz iyi olduğu sürece bir meseleye yol açmazlar” değerlendirmesinde bulundu.

Kolay temkinlerle önüne geçebilirsiniz

Anne adaylarının hem kendilerini hem de bebeklerini alacakları bazı kolay temkinlerle toksoplazma enfeksiyonundan gözetebileceklerini belirten Dr. Cüneyt Genç, kedi besleyen ya da kedi beslenen etraflarda bulunan gebelere ise şu tekliflerde bulundu:

“Hayvanlar ve özellikle kediler konuttaki en hoş arkadaşlarımız. Ancak anne adaylarımızın bu mevzuda kendileri ve bebeklerinin sıhhati için daha şuurlu ve dikkatli olması, bazı temkinleri alması gerekiyor. Her kedi toksoplazma tehlikeyi taşımaz. Yavru ve genç kedilerde bu tehlike daha fazladır. Bu yarıyılda, caddede gördüğünüz, tanımadığınız kedilere daha mesafeli davranmanız, kendi kedinizin dışarı çıkmasına izin vermemeniz, hep hazır kuru mamalar verilmesi, asla ham et mahsulü yedirilmemesi, mutfak tezgahında ya da yemek masasında gezmesine izin verilmemesi ehemmiyetli. Kedinin kumu her gün değiştirilmeli. Zira kedi dışkısındaki ‘ookist’ ilk 24 saat enfeksiyon yapmadığı için kum ne kadar sık değiştirilirse enfeksiyon kaynağını eksiltilmesi desteklenir. Muhtemel ise kedi kumunu bir başkasının değiştirmesini öneririm. Şayet anne adaylarının başka seçeneği yoksa değiştirme operasyonunda eldiven giysinler, kumun havaya karışan tozlarında da asalak bulunabilmesi sebebiyle de maske taksınlar. Kedilerini beğendikten ya da kumunu değiştirdikten sonra ellerini ağzına burnuna götürmesinler ve hemen ellerini sıcak su ve sabunla iyice yıkasınlar. Kedi tüylerindeki tehlike için de kedinin pakliğine dikkat etsinler.”

Günlük hayatta başka nelere dikkat edilmeli

Dr.Genç, gebelerin enfeksiyondan korunmak için günlük hayatta başka temkinleri de almasının ehemmiyetine dikkat toplayarak öbür önerilerini de şöyle sıraladı: “Toksoplazma en çok pişmemiş ya da iyi pişmemiş etlerden de bulaşabilir. Bu sebeple et mahsulleri çok iyi pişirilmeli, kalın et parçalarının içi ham kalmamalı. Etli ham köfte, ham salam, pastırma harcanmamalı. Elinde sarih yarası olan hamileler ham ete temas etmemeli, şayet değmesi gerekiyorsa kesinlikle eldiven kullanmalılar. Bazı pastörize olmamış süt mahsullerinden de bu enfeksiyon alınabilir o sebeple hamilelik sırasında kesinlikle pastörize süt mahsulleri kullanılmalı. İyi yıkanmamış sebzeler, özellikle salata malzemeleri toksoplazma barındırabilir. Yeşillikler çok iyi yıkanmalı ve sirkeli suda bekletilmeli. Sinekler asalağı taşıyabildikleri için sırçalara sineklik takılmalı ve konutta sarih yemek vazgeçilmemeli. Bahçe toprağı ve çiçeklerden de asalak alınabiliyor. Bahçe ve çiçeklerle uğraşanlar işleri bitince ellerini kesinlikle sıcak su ve sabun ile yıkasınlar. Reyin parklarında da kum havuzları kediler için uygun bir dışkılama yeri oluyor. Buralara da dikkat edilmeli.”

Enfeksiyonun fark edilmesi zaman alıyor

Ciddi bulgular ile kendini göstermeyen toksoplazma enfeksiyonunun fark edilmesinin zaman aldığını vurgulayan Dr. Cüneyt Genç, “Hastalığa karşı en iyi korunma yöntemi hastalığı tanımak ve bulaşma yollarını en aza indirmek” diyerek şu bilgileri paylaştı:

“Hastalık ciddi bir belirti vermediği için hamile bir kadının toksoplazma aldığını kavraması çok güçtür ve çoğu zaman fark edilmez. Hastalığın yeni geçirildiğini gösteren kan antikor testleri vardır ancak bu testler bazen hastalık geçtikten uzun seneler sonra dahi pozitif kalarak hasta ve doktorun yanlış kararlar almasına neden olabilir. Bu testlerin rutin bakılması o ülkedeki görülme sıklığı ile alakalıdır. Misalin Fransa ve Belçika gibi hastalığın sık görüldüğü ülkelerde rutin tarama önerilirken, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ender görülen ülkelerde rutin tarama nasihat edilmemektedir. Hamile bir kadın toksoplazma aldığında kesinlikle bebeğe de hastalık bulaşacak diye bir kural yok. Bebek hastalığı alsa dahi özellikle hamileliğin son 3 ayındaysa büyük olasılıkla hiçbir mesele olmaz. Bu mevzuda bir öbür mesele de hastalığı anne karnında alan bebekte doğum sonrası çoğu zaman belirti olmaz ve hastalığın zararları seneler sonra çıkabilir. Hastalığın alındığı kesin ise özgün ilaçlar kullanılarak bebeğe bulaşması eksiltilebilir ancak bu mevzuda neticeler de ne yazık ki çok net değil. Bazen ilaç rehabilitasyonuna karşın bebekte kasvet çıkabilir. Bu sebeple, hastalık hakkında şuurlu olmak, bulaşma yollarına karşı dikkatli olmak tehlikeyi eksiltmek için en iyi yöntem.”

YAZAR BİLGİSİ