İlişkinize mesafe koyun

21.11.2021
18
İlişkinize mesafe koyun

İnsan ilişkilerinde en çok kafa karıştıran mevzulardan birisi “yakınlık-yakın olma” kavramıdır. Yakınlık ve samimiyet dendiğinde çoğu zaman arada hiç hudut ve mesafenin olmadığı, her türlü ihlalin mazur görüldüğü, oldukça yoğun iç içe olma hallerinin olduğu ilişkiler akla geliyor. Yakınlık ve samimiyet derecesinin tüm hudutları ortadan kaldırdığı fikrinin oldukça yanlış olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Erişkin ve Çift Psikoterapisti Necmiye Doğruer, doğru ilişkideki tavır şekilleri için ehemmiyetli ipuçları veriyor.

Sanılanın aksine yakınlık ve samimiyetin, tüm hudutların ortadan kalkmadığı makul mesafeler kapsayan ilişkilerde daha güçlü olduğunu söyleyen Necmiye Doğruer, ilişkilerde soluk aldırıcı bir alan vazgeçilmesini öneriyor.

Hudutları koruyun

Karşı tarafın otonomluğuna, fertsellik gereksinimine saygı dinlenen ve özen gösterilen ilişkiler daha sağlıklı oluyor. Ebeveyn ilişkisinden, iş ilişkisine kadar mesafe ayarının korunmasının ehemmiyetinin altını çizen Doğruer, ideal ilişki tutumunun ‘ne boğulacak kadar iç içe, ne de yalnız sezecek kadar uzak’ olduğunu söylüyor.

Tüm ilişkilerde mesafe aralığının her iki tarafa da soluk aldıracak bir şekilde olması gerekiyor. Mesafe kavramı çoğu zaman yanlış açıklanarak her ilişkinin başına bela olabiliyor. Partner ilişkilerinde mesafe ve mesafe ayarının, ilişkinin nasıl yaşanacağı ile alakalı belirleyici bir özelliğe sahip olduğunu belirten Doğruer “Mesafe aralığı çok sarih olduğunda yakınlık riske düşer. Bütün tersi mesafe aralığı çok yakın olduğundaysa ilişkideki şahısların öznelliği sekteye uğrayabilir. İlişki içinde soluk alabilir ve kendine dair özellikleri canlı yakalayabilir olmak ehemmiyetlidir” diyor.

Bütün tersi uzak ilişkilerde de gereksinimimiz olan sıcaklık ve ruhumuzu ısıtan yakınlık hissi yaşamamızı eforlaştırıyor. Alman feylesof Arthur Schopenhauer’ın insan ilişkilerindeki yakınlığı anlatan metaforik öyküsünü paylaşan Necmiye Doğruer, “Soğuk bir kış günü kirpiler ısınmak için bir araya bir araya gelir. Ama kısa bir müddet sonra dikenleri ile birbirlerini yaraladıklarını görüp birbirlerinden uzaklaşırlar. Üşüyünce, ısınma lüzumuyla tekerrür birbirlerine yanaşırlar ancak yeniden dikenlerin can yakıcı tesirini yaşarlar. Yakınlaşınca canları yanar, uzaklaşınca soğuktan üşürler. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları çelişkiyi, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya erişinceye kadar sürer. Ne soğuktan donacak kadar uzak ne de dikenleri birbirinin canını acıtacak kadar yakın bir hal hepsine iyi gelen bir mesafe olur” diyor ve bu gidişatın insan ilişkilerinde de eş olduğunu dikkat topluyor.

Eşinizden bağımsız olarak da varolun

Bir erişkin ilişkisi kendi otonomluğuna egemen, bağımsız olabilme kapasitesine sahip iki birey gerektiriyor. İdeal tanıma yakın bahsedebilir olduğumuz “denkler ilişkisi” ancak bu biçimde olası kılınabiliyor. Hudutların olmadığı, eşlerin kabul çizgilerini net olarak çizemediği ilişkilerin dokusunda, eşlerin de de sebebini kavramakta zorlandığı bir bozulma oluyor. Bu gidişatın bütün tersi fazla bir mesafenin var olduğu ilişkilerin de soğuk ve cansız bir hal aldığını söyleyen Doğruer, bu tip gidişatlarda paylaşımın düşük olduğunu ve bir yabancılık halinin ilişkiyi ele geçirdiğini belirtiyor. Arada belirlenen mesafe ve mesafe ayarı ilişkide bir kasvet olup olmadığı kısmını teşkil ediyor.

İlişkilerde mesafe ayarının tekerrür tekerrür yapılabildiğini söyleyen Doğruer, bazı yarıyıllarda daha yakın olmak bazı yarıyıllarda bir adım daha geri atmak ilişkinin bittiği anlamına, balansının bozulduğu anlamına gelmediğinin de altını çiziyor.

YAZAR BİLGİSİ