Klasik doğum mu sezaryen mi

13.10.2021
7
Klasik doğum mu sezaryen mi

Hamileliğin ilk günlerinden itibaren her anne adayının usunu ehemmiyetli bir sual meşgul ediyor. ‘Klasik doğum mu, sezaryen mi?’ sualin cevabını ise anne adayının kemik yapısı, hamileliğin gelişim gidişatı, doğumun başlangıcı, durumu ve evvelki doğumlar tanımlıyor. Anne ve bebeğin sıhhati için uygun olan doğum usulünün hekim tarafından seçilmesinin en doğru karar olacağını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, “Klasik doğumun hakikatleşebilme olasılığı ilk tasarıda değerlendirilmeli, olasıysa sezaryen birinci seçim olmamalı” dedi.

Doğuma kısa bir vakit kala anne adaylarının evhama kapıldığına ve artan endişenin yanlış kararlar alınmasına neden olduğuna dikkat toplayan Op. Dr. Cüneyt Genç, sonrasında iyileşme süresi kısa olan klasik doğumun, sezaryene göre daha sıhhatli olduğunu söyledi. Op. Dr. Genç, “Doğum yanaştıkça anne adayları kordon dolanması, oksijensiz kalma gibi negatiflikler yaşanabileceği ve bebeklerinin sıhhatli biçimde dünyaya gelemeyeceği evhamına kapılarak sezaryene daha pozitif bakmaya başlıyor. Oysa klasik doğum sezaryenden çok daha sıhhatlidir. Daha fazla sabır gerektiren klasik doğumun güçlüğü bebek çıkana kadardır. Tıbbi açıdan bir negatiflik yaşanmayacağı öngörülüyorsa klasik doğum seçilmeli, sezaryen birinci seçim olmamalı” ifadelerini kullandı.

Her klasik doğum evvelkine göre kolay; her sezaryen ise tehlikeli

Klasik doğumun anne ve bebek için ehemmiyetli avantajları var. Doğum sonrasında kadınlar dikişleri olsa dahi rahat eder, aynı gün banyo yapabilir hatta bebeklerine kimsenin desteği olmadan bakabilirler. Klasik doğum sonrası bebeğin emmeyi bilme süreci, annenin ideal kilosuna dönmesi ve spora başlaması daha kolaydır. Bu doğum usulünde, sezaryen sırasında annelere mesele yaratabilecek karın içi yapışkanlıklar da oluşmaz. Klasik doğum operasyon olmadığından kan kaybı, enfeksiyon ve pıhtı atma tehlikeyi çok daha azdır. Her klasik doğum bir evvelkinden daha kolay ve dikişsiz reelleşir. Her sezaryen ise evvelkinden daha tehlikelidir.

Tasarlanan sezaryen, acil sezaryene göre daha iyi

Tasarılı sezaryenlerin, annenin ruh sıhhati ve tıbbi karmaşıklıkların azlığı açısından acil sezaryenlerden daha iyi olduğunu vurgulayan Dr. Genç, “Bazı karmaşıklık yaratacak gidişatlarda bebeğin klasik doğumu bekleyecek zamanı ya da ihtimali olmayabiliyor. Anne adaylarının ilk doğum deneyiminde bebeğin ters pozisyonda gelmesi ya da 4 kgın üzerinde olması, annenin daha evvel geçirdiği rahim işlemleri, kemik çatısının darlığı, doğum sırasında vajinada bebeğe hasar verecek bir enfeksiyonun bulunması, miyom veya plasentanın rahim ağzını kapatması gibi gidişatlarda sezaryen doğum ilk seçim olabilir. Plasental yetmezliğin, bebeğin kalp ritmini bozması gibi gidişatlar da acil sezaryene müracaat etmeyi lüzumlu kılar. Genel anestezi ile sezaryen doğum olmuşsa gaz çıkarma, yemek yeme ve bebeği emzirme gibi gidişatlarda gecikmeler yaşanabilir. Sağlık Kurumunda kalma süresi, annenin günlük hayatına geri dönme süresi klasik doğumdakine göre daha uzundur. Epidural anestezi ile doğum anına şahitlik etmek, bebeği hemen emzirmek, operasyon sızısını hakimiyet etmek muhtemel olsa da sezaryen birinci doğum usulü olmamalıdır. Bununla beraber sezaryene topyekün savaş açmak, güç doğum hadiselerini klasik doğuma zorlamak da doğru değildir” diye konuştu.

Sezaryen sonrası klasik doğum olası mı?

Bazı anne adaylarında sezaryen sonrası klasik doğumun muhtemel olduğunu belirten Dr. Genç, bunun için hasta hikayesini değerlendirmenin ehemmiyetini vurguladı. “En pozitif belirti hastanın hikayesinde daha evvelden bir klasik doğum bulunmasıdır. Bir kere klasik doğum yapmış olan hasta, sonraki hamileliklerinde sezaryen usulü ile de doğum yapmış olsa da klasik doğum yapabilme potansiyeline sahiptir. Evvelki sezaryenin alt segmentten ve transvers kesilerek yapılmış olması, klasik doğumda yırtılma tehlikesini eksiltir. Annenin pelvik kemik yapısının ve rahim ağzı sarihliğinin uygunluk gidişatı ile bebeğin kilosunun düşük olması, sezaryen sonrası klasik doğumu muhtemel kılabilir. Ancak doğumun kesinlikle elektronik bebek kalp atım sistemi ile takip edilmesi ve hekimin hastanın yanında olması lüzumludur. Doğumun beklenenden yavaş ilerlemesi ve bebeğin kalp atımlarında kumpassızlık alana gelmesi vaziyetinde bırakmak daha iyidir. Özetle sezaryen sonrası klasik doğum yapmak isteyen anneler bu isteklerini hekimleri ile paylaşmalı, kesin karar vermeden evvel pozitif ve negatif belirtileri iyi tahlil etmeli, bütün teşekküllü, geceleri ve hafta sonları dahil tüm üniteleri ile hizmet veren bir sağlık kurumu seçmeli ve hekimlerinin doğum süresince yanlarında olacağını garanti etmeliler.”

YAZAR BİLGİSİ