Lösemide yeni rehabilitasyonlarla sağ kalım oranları arkasıydı

14.01.2022
16
Lösemide yeni rehabilitasyonlarla sağ kalım oranları arkasıydı

Kandaki beyaz kan hücrelerinde oluşan kanser cinsi olan löseminin çocukluk çağı kanserleri arasında görülme sıklığı açısından ilk sırada yer aldığı, ancak son senelerde tehlike gruplarına göre uygulanan rehabilitasyon protokolleri neticesinde sağ kalım oranlarının çoğaldığı belirtildi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Azası Prof. Dr. Hale Ören, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla açıklama yaptı.

Lösemiye yatkınlık tablosu çıkarılabilir

Löseminin çocukluk çağı kanserleri arasında görülme sıklığı açısından ilk sırada yer aldığını ifade eden Ören, yetişkinlerden değişik olarak çocukluklarda görülen löseminin büyük çoğunluğunun “akut lenfoblastik lösemi” tipinde olduğunu anlattı. Ören, “Akut lenfoblastik löseminin görülme sıklığı yüz binde 3-4’tür. Özellikle erkeklerde ve 2-5 yaş arasında ortaya çıkar. Çocuklarda akut miyeloid lösemiye daha az tesadüfülür, lösemilerin yüzde 20’sini oluşturur. Bu tip löseminin görülme sıklığı her sene milyonda 5-7’dir ve ilk 2 yaş ve ergenlik yarıyılında görülme sıklığı fazladır.” bilgisini verdi.

Çocukların çoğunda lösemi gelişimini açıklayabilecek bir neden bulunamadığına dikkati sürükleyen Ören, laflarına şöyle devam etti: “Ancak bazı olgularda lösemi ailesel olabilir veya çocuğun maruz kaldığı, lösemiye yatkınlık yaratan tehlike etkenleri tespit etilebilir. Doğum evveli yarıyılda annenin içki, pestisidler, topoizomeraz II inhibitör kapsayan besinler ve viral enfeksiyonlara maruziyeti lösemi için tehlike yaratabilir.

Down belirtiyi gibi muhtelif kromozom anomalileri bulunan bebeklerde lösemi büyüyebilir. Kazanılmış tehlike etkenleri arasında iyonize ışınım ilaçlar, petrol mahsulleri, benzen gibi organik maddeler, herbisid ve pestisidler sayılabilir. Lösemi gelişimi için günümüzde ‘iki vuruş’ modeli daha çok kabul görmektedir; evvel birinci, sonra ilave edilen ikinci vakanın genetik anormalliğe neden olduğu ve neticede lösemiyi başlatan hücrelerin ortaya çıktığı düşünülmektedir.”

“Lösemiden şüphelenildiğinde öncelikle kemik iliği tahlili yapılmalı”

Akut löseminin başlangıç belirtilerinin kısa süreli olduğunu ve değişiklik gösterebildiğini belirten Ören, hastaların sıklıkla iştahsızlık, halsizlik, bitkinlik, tedirginlik, ateş, kanama belirtileri, kemik sızısı ve solukluk sebebiyle doktora müracaat ettiğini aktardı.

Ören, “Blast denilen lösemik hücrelerin uzuvlara yerleşmesiyle değişik muayenehane belirtiler büyüyebilir. Lösemiden şüphelenildiğinde öncelikle kemik iliği tahlili yapılmalıdır.” diye konuştu.

Prof. Dr. Ören, hastalığın rehabilitasyonuna ait şu bilgileri verdi: “Akut lenfoblastik lösemide aktüel standart rehabilitasyonla sağ kalım yüzde 80’i aşmıştır. Akut miyeloid lösemide değişik tiplere göre değişkenlik gösterse de sağ kalım yüzde 60 dolayındadır. Son senelerde tehlike gruplarına göre uygulanan rehabilitasyon protokolleri neticesinde hastaların sağ kalım oranı artırılmıştır. Özellikle yüksek tehlikeli, ilaca mukavemetli veya lösemisi yinelemiş hastaların rehabilitasyonunda standart kemoterapi ile beraber kullanılan niyete müteveccih ilaçlar sağ kalım oranlarını gelecekte daha da yükseltecektir.”

Türkiye’de üniversite ve devlet sağlık kurumularında bir hayli şehirde tecrübeli pediatrik hematologların lösemi rehabilitasyonunu galibiyetle yaptığının altını çizen Ören, “18 yaşına kadar tüm ilaç, kemik iliği nakli ve sağlık kurumu giderleri devlet tarafından karşılanmaktadır. Çocuklarda löseminin artık rehabilitasyon edilebilir bir hastalık olduğu unutulmamalı ve rehabilitasyon sonrası yaşam niteliğini artırmak için gereken destek verilmelidir.” dedi.

YAZAR BİLGİSİ