Manili bir çocuğa sahip ebeveyn nasıl davranmalı

17.11.2021
16
Manili bir çocuğa sahip ebeveyn nasıl davranmalı

Her anne baba bir hayli zahmete sabrettikten, dokuz ay süresince coşkuyla bekledikten sonra kucağına sıhhatli bir bebek almanın hayalini kurar. Nasıl bir çocuk yetiştireceklerini, ona nasıl bir hayat sunacaklarını, geliştiğinde nasıl bir genç kız ya da delikanlı olacağını hayal ederler. Ne yazık ki bazen çocuklarının sıhhatleri ile alakalı yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunun sinyalini, haberini alırlar ve bu hayallere bir dur demek zorunda kaldıkları bir vaziyetle karşılaşırlar.

Kaybetme fobisi aşılabilir

Şüphesiz, bir aile için en sallayıcı gidişatlardan biri çocuğunun hayatı süresince beraber yaşayacağı bir manisinin olduğunu bilmesidir. Bu gidişat fiziksel ya da gelişimsel bir mani olabileceği gibi doğumla beraber, bir hastalık ya da bir kaza sonrası da ortaya çıkabilir. Böyle bir aile ani ve büyük bir kayıp sonrası yaşanabilecek tüm duyguları sezebilir, büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilirler; çünkü bu gidişat mevzubahisi çocuk için olduğu kadar aile için de büyük bir “kayıp”tır. Ne de olsa bu haberle beraber çocukları için kurdukları hayalleri de kaybederler ve daha da ehemmiyetlisi çocuklarının hayatlarının geri kalanı için kaygı dinleyecekleri uzun bir süreç başlamış olur. Uzm. Muayenehane Psikolog Merve Büyükkucak ailelerin yapması gerekenleri anlattı.

Önyargılarınızdan kurtulun

Çocuklarının bir maniyi olduğunu bilen bir aile öncelikle kayıpla birlikte gelen bir efkâr sezer. Bunun içerisine şok, inkâr, hiddet, kabahatlilik, yeis gibi duygular da dâhil edilebilirken tüm bunların birliktesi neden bunun kendi çocuklarının başına geldiğine dair bir denetleme ve başkaldırı mevzubahisi olabilir. Bu vaziyetin kendi kusurları ya da kabahatleri olduğunu düşünebilirler. Herkes sıhhatli bebeklere sahipken bu aileler için manili bir bebeğe sahip olmak bir galibiyetsizlik gibi görünebilir. Etraftaki öteki sıhhatli bebekleri ve onları ailelerine çekemeyebilirler. Geleceğe dair büyük bir meçhullükle beraber öyle yoğun bir naçarlık hissi baş gösterebilir ki bazen bebeklerini vazgeçip kaçma istekleri bile oluşabilir.Mükemmel bir bebek beklerken bu bebeğin kendilerine ait olmadığına inanmak isteyebilirler. İnsanların tepkisinden, önyargılarından ve bu vaziyetle nasıl başa çıkacaklarından korkabilirler.

Kabullenin

Bunların çoğu hakikatinde çok yıkım edici bir olaya karşı verilen oldukça basmakalıp ve natürel tepkilerdir. Elbette zaman içerisinde bu duygular dalgalanma gösterecek, zaman zaman hafiflerken zaman zaman da yeni yaşamsal manilerle karşılaşıldığında misalin mevzubahisi çocuğun mektebe başlaması vb. tıpkı ilk günkü sıcaklığında yaşanabilecektir. Bu sebeple manili bir çocuğa sahip olan bir aile için belki de en güç olanı yaşam boyu tekrarlayan kayıplarla yüzleşme gidişatıdır. Bu süreçte anne ve babalar üzüntüleri ve efkârları hiç bitmeyecek gibi sezebilirler. ancak zaman içerisinde bu gidişatı anlamlandırabilmeye ve yaşamlarının, kendi reelliklerinin bir parçası olarak kabul edebilmeye başladıklarında yavaş yavaş rahatlayacaklardır.

Aile içi ilişkiler bu gidişattan nasıl etkilenir?

Manili bir çocuğa sahip olmak ailenin öteki fertleri arasındaki ilişkiye büyük oranda tesir edebilecek bir vaziyettir. Özellikle tam enerji ve yatırımın manili çocuğa yapılması tehlikeyi öteki ilişkilerin güçe girmesine ve öteki aile fertleriyle ilişkilerin zorlanmasına neden olabilir. Bu anlamda en çok zorlanan grupta manili bir kardeşe sahip ailenin öteki çocukları sayılabilir. Araştırmalar, manili bir kardeşe sahip çocuklarda depresif ve anksiyöz bulgular görülme sıklığının sıhhatli kardeşleri oranlara göre daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu çocukların konut işlerinde daha fazla faal rol aldıkları, kardeşler arasında daha fazla ayrımcılık ve özellikle annelerinden daha az sevgi ve alaka gördüklerini sezdikleri de yeniden bilimsel belirtiler arasındadır.

Böyle bir vaziyette öteki çocukların da kendilerini ilgisizlik edilmiş sezmesine neden olmamak için ebeveynlerin evin ve çocukların mesullüklerini paylaşarak onlar sıhhatli çocuklarına da özel zamanlar ayırmaya çalışmaları dayanakçı olacaktır. Eşler açısından bakıldığında ise, bu mevzuda yapılan bir hayli araştırma manili bir çocuğa sahip olan çiftlerin boşanma olasılıklarının sıhhatli çocuklara sahip ebeveynlere oranla daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü manili bir çocuğa sahip olmak konutluluk ilişkisinin sağlamlığını da bir nevi test edici kalitede, er biçimde ilişki açısından süregelen bir stres etkenidir.

ETİKETLER:
YAZAR BİLGİSİ