Tükenmişlik belirtiyi kalbi vuruyor

05.04.2022
43
Tükenmişlik belirtiyi kalbi vuruyor

İş yaşamındaki yoğun stres ve psikososyal tehlike etmenleri, ruh sıhhatini olduğu kadar kalp damar sıhhatini da negatif etkiliyor. Teşebbüssel Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Esen, son günlerde bir hayli namlıyla da gündeme oturan tükenmişlik sendorumunun her iki cinsiyette olmak üzere özellikle erkeklerin kalp damar sıhhatinde tehlike etkeni oluşturduğunu belirtti.

Yoğun çalışma şartları, muvaffak olma hırsı ve onun getirmiş olduğu galibiyetsizlik fobisi, fazla rekabetçi çalışma etrafı… Çağdaş dünyanın sunduğu tüm bu stres etmenleri ruhu olduğu kadar kalbi de hırpalıyor. Gelişmiş ülkelerin en yaygın sağlık meselelerinin başında gelen kalp damar hastalıkları ile çağdaş yaşamın kabusu tükenmişlik belirtiyi arasında sıkı sıkıya bir ilişki bulunuyor. Ülkemizin en ehemmiyetli kardiyologlarından Teşebbüssel Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Esen, kalp damarlarının tıkanmasına neden olan tehlike etkenlerinin ehemmiyetli bir bölümününpsikososyal sebeplerden kaynaklandığını belirtiyor. Prof. Dr. Ali Metin Esen, “Psikososyal tehlike etmenleri arasında düşük sosyoekonomik gidişat, sosyal yalıtım, iş ve aile yaşamındaki stres, bunalım, anksiyete, tip D karakter ve tükenmişlik belirtiyi yer almaktadır. 52 ülkede 15 bin 152 kalp krizi hadisesinin araştırıldığı bir bilimsel araştırmada, olayların yüzde 35’inde psikososyal tehlike etkenlerinin mesul olduğu ortaya çıkarılmıştır.” diyerek kalp rahatsızlıkları ile psikososyal tehlike etmenleri arasındaki ilişkiyi açıklıyor.

Erkekler tehlike altında

Prof. Dr. Ali Metin Esen, şahsın çalışma yaşamında kendisini fazla bitkin, moralsiz ve sıkıntılı sezme hali olarak özetlediği tükenmişlik belirtiyi ile kalp damar sıhhati arasındaki ilişkinin, ilk kere 1987 senesinde ortaya çıkarıldığını söyleyerek laflarına şöyle devam ediyor: “12 bin 895 erkek ve kadının koroner kalp hastalıkları gelişiminin izlendiği ARIC çalışmasının 2010 senesinde yayınlanan neticelerinde, tükenmişlik belirtisinin kalp damar hastalıkları ile çok yakın ilişki içinde olduğu açıklanmıştır. 2015 seneyi içerisinde ise 19 bin 329 şahsın 1974 senesinden itibaren takip grubuna kaydolunan 45 senelik raporların yayınlandığı Kopenhag kalp çalışması neticeleri de oldukça dikkat çekiciydi. Yapılan çalışmada, tükenmişlik belirtisinin özellikle erkeklerde kalp damar sıhhati için daha fazla tehlike etkeni oluşturduğu ortaya çıkmıştır. Bununla beraber her iki cinsiyette de öbür tüm tehlike etkenlerinden bağımsız olarak tükenmişlik belirtiyi, kalp damar hastalıklarının en ehemmiyetli etmenidir.”

Stresli iş etrafı kalbe hasar veriyor

İş yaşamındaki çalışanların yaş skalasına bakıldığında karşımıza, 35 – 65 yaş grubu çıkıyor. Bu yaş grubunda, kariyerlerinin üst noktasında olan ve stres hormonlarının yüksek izlediği şahıslarda kalp ve damar hastalıkları daha fazla görülüyor. Avrupa Kalp Cemiyeti’nin en son yayımladığı çalışmada, iş yaşamındaki stresin ve getirmiş olduğu depresif ruh halinin kalp damar hastalıklarını daha çok tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Ali Metin Esen, “Son senelerde özellikle gelişmiş ülkelerdeki şahıslardaki kalp damar hastalıklarının sebepleri araştırıldığı zaman karşımıza obezite, şeker, yüksek kolesterol ve sigara çıkmaktadır. Her ne kadar bu tehlike etkenleriyle savaşılsa da kalp damar hastalıkları hâlâ birinci sırada yer almaktadır. Buradaki en ehemmiyetli etmen ise psikososyal tehlike etmenlerinde artan görülme sıklığıdır. İşte yaşanan stres ile hareketsiz yaşam ve obezite gibi etkenler toplandığında kalp hastalıklarına tutulma tehlikemiz ehemmiyetli miktarda çoğalmaktadır.” dedi. Prof. Dr. Ali Metin Esen, kalp damar hastalığı tehlikesini eksiltmek isteyen herkese, kumpaslı bir beslenme programı izlemelerini, egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirmelerini,stresi kalp sıhhatine hasar vermeyecek hale getirebilecek usulleri kullanmayı ve sigarayı vazgeçmelerini öneri ediyor.

YAZAR BİLGİSİ