Uzmanından yeni annelere altın teklifler

20.11.2021
17
Uzmanından yeni annelere altın teklifler

Hamile Eğitmeni ve Emzirme Danışmanı Esra Ertuğrul, eğitimlere katılma imkânı bulamayan yeni anneleri de unutmadı. “Yeni anne mi oldunuz? Bebeğinizdeki tepkilerin neden kaynakladığını mı merak ediyorsunuz? Ya da bedeninde hangi farklılıkların ne zaman olacağını mı?” diyen Ertuğrul, yeni doğan bebeğin merak edilen 15 özelliğini sıraladı.

Doyana kadar emzirin

1-Bebeğimdeki bayağı mı?

Evet. Hayatın ilk günlerinde bir hayli bebeğin gövdesinde ve suratında kızarık alanlar ve bunların üzerinde hafif sarımsı renkte sivilceye benzeyen ten döküntüleri olur. Tamamen fizyolojik olan bu döküntülere ‘Toksik eritem’ ismi verilir. Buradaki ‘Toksik’ kelimesinden korkmayın. Tamamen sağlıklı bebeklerde görülen ve kendiliğinden, birkaç gün içinde düzelen bir döküntüdür.

2-Bebeğimin göğüslerindeki şişlikler sıradan mi?

Evet. Özellikle anne karnında klasikten uzun müddet kalan bebeklerde meme dokusunun çok kocamanlaşmış olduğu görülür. Hatta şayet azıcık bunalırsa meme ucundan süt dahi gelebilir. Ama siz sıkmayın! Ulus arasında buna ‘Cadı sütü’ diyenler vardır. Bu, sıradan bir gidişat olup kendiliğinden düzelir.

3- Bebeğimin sırtında ve sıradan mı?

Evet. Bebeğinizin poposunda, kuyruk sokumunda ve bel bölgesinde mor renk farklılıkları da sıradan cilt belirtileridir. Bunlara ‘Mongol kiri’ ismi verilir. ‘Mongol’ kelimeyi de sizi korkutmasın. Tamamen sıradan bir belirtidir. Seyrek karında, kol ve bacaklarda da olabilir. Bebek 1 yaşına geldiğinde çoğu kaybolur.

4-Bebeğimin sık basmakalıp mı?

Evet. Şimdi kendinizi düşünün, çekyatta uzanmış şekerleme yapıyorsunuz. Bütün içiniz geçmişken birden bacağınızda ya da kolunuzda bir irkilme ya da atlama olur, televizyonun kumandası ya da okuduğunuz gazete elinizden yere düşer. İşte bu gidişata ‘Uyku miyoklonisi’ sınıyor. Beynin uykuya geçtiği sırada beden üzerindeki hakimiyetin kalkmasıyla oluşan fizyolojik bir gidişat… Bebeklerde ise zati beyin beden hareketleri üzerinde çok tesirli olmadığı için, uyku miyoklonisi sık olur. Hatta uyku sırasında ani bir atlama ile bebek ağlamaya başlar. Bazı anneler çok kaygılanırlar ama bu gayet sıradan bir gidişattır.

5-Bebeğimin doyduğunu nasıl anlarım?

Bunun net bir miktarı yoktur. Bebeğiniz kendi dilinde emme stilini ve eforunu değiştirerek “Ben doydum” iletisini size verir. Bebeğinizin beslenmesini saate bakarak tertip etmeye çalışmanız, beslenme meseleleriyle karşılaşmanıza neden olur. Analık içgüdülerinize güvenin, bebeğinizi ‘acıkınca’ besleyin. Emzirme zamanınız da ‘doyana kadar’ olsun. Kendinizi ve bebeğinizi şehirle de bir kumpasa uymaya gerekli sezmeyin, rahat ve azıcık da gamsız olun. Göreceksiniz ki ‘bebekçe’ dilini çözecek ve bebeğinizle gayet rahat konuşuyor olacaksınız. Ama bebeğiniz prematüre doğmuşsa ya da rastgele bir sağlık meseleyi varsa hekiminizle bu mevzuyu konuşmanız ve beslenme kumpasını beraber tanımlamanız gerekir.

6-Kafası bedenine göre büyük olur mu?

Anne karnındayken beyin gelişmesi gövdeye göre çok daha süratlidir, doğumdan sonra yavaşlar. Başka Bir Deyişle yeni doğanlarda beyin gelişmesinin büyük kısmı bitirilmiştir. Sağlıklı bebeklerde tüm bedenin dörtte biri baştır, yetişkinlerde ise bu oran sekizde bire iner.

7- Uyku kumpası nasıl oluşturulur?

Hayatın ilk haftalarında bebekler günün büyük kısmını uykuda geçirirler. Gece ve gündüzün farkında da olmazlar. Gündüz süreyi açıkgözken bebeğinizle bol bol konuşun, küçük oyunlar oynayın. Gece cingözken de sakin ve suskun biçimde yalnızca besleyin, olabildiğince az etrafsal uyaran verin. Gece uykuya kumpaslı ve rahat geçiş için de ‘uyku rutini’ oluşturun. Başka Bir Deyişle her gece hep aynı saatte, yalnızca o saate özel pijamalarını giydirin, yalnızca o saate özel bir ninni söyleyin ve sakin bir biçimde yatağına yatırıp suskunca yanından ayrılın. Unutmayın ki uyku meseleyi olan bebekler hep kaygılı ve tedirgin annelerin bebekleridir. Özellikle çalışan anne ve babalar bazen mutasyonlu olarak bebeğe bakarlar, kaygılı annenin baktığı gece bebek de tedirgin ve uykusuzken, gamsız babanın baktığı gece hem baba hem de bebek sabaha kadar mışıl mışıl yatar. Bebeğinizin ilk aylarında yatmasını yasaklayan şiddetli kolik sızıları olabilir. Henüz bu kolik sızılarının öğrenilen olağanüstü bir ilacı yoktur. Kullanılan nebatsal orijinli şuruplar ve ‘gaz giderici’ damlaların işe yarama ihtimali çok düşüktür. Hekiminiz bebeğinizin sağlıklı olduğunu söylüyorsa sizin yapacağınız en tesirli tutum ‘gamsız olmak’ olacaktır.

8- Göbek bağı pakliğini nasıl yapabilirim?

Bir Hayli sağlık kurumu bebek taburcu olurken size bir reçete verir ve üzerinde de göbek bakımı için yüzde 70 etil içki yazar. Çok daha önceki senelerde göbek tozu sınan antiseptik tozlar, Amerikan tendürdiyotu da sınan ve toksik cıva bileşenleri kapsayan rengi de tenden çok güç çıkan mersol, daha yakın zamanda da betadin kullanmak moda olmuştu. Son senelerin modası da etil içki… Reelinde hiçbir özel bakım yapılmazsa dahi rutin paklik kaidelerine uyulduğu sürece göbek kendiliğinden 7–10 gün içinde kurur ve düşer. Ama şehirle de bir bakım yapacaksanız, en iyisi etil içki sürerek kurumasını süratlendirmenizdir. Özellikle sıcak yaz günlerinde, ‘Göbeği düşene kadar bebeğinizi yıkamayın’ tekliflerini dinlersiniz. Kendinizi bebeğinizin yerine koyun, boşuna işkence etmeyin ve yıkayın. Her banyo sonrasında da göbek kordonu daha ivedi kurusun diye etil içki sürün.

9-Yeni doğan bebeğimin oda sıcaklığı nasıl olmalı?

Yeni doğanın bulunduğu oda serin ve ferah olmalı. Sıcaklığın 20 – 22 derece olması yeterli. Fazla sıcak etraf ve fazla elbiseler bebekler için riskli. Ani bebek vefatında rol oynayan etmenlerden birisi de fazla sıcak etraftır. Kışın dışarıda kar yağarken çok sıcak evin içinde şort ve fanila ile gezmek nasıl anormalse, yazın da çok sıcak havalarda klima ile soğutulmuş konutta ürpererek gezmek de anormaldir. Çocuk ve yetişkinler için ideal etraf sıcaklığı 20 – 22 derece arasındadır.

10- İlk banyo ne zaman yaptırılmalı?

Doğum odasında banyo yaptırılması doğru değil. Bebeğin yıkanmadan en natürel hali ile annesi ile deri temasının sağlanması ve olabildiğince ivedi anne memesine yakalatılması, anne sütünün bollaşması ve bebeğin kolostrum sınan ve sanki ilk sağlık sigortası olan sütü alabilmesi açısından çok ehemmiyetli. Doğumdan saatler sonra anne bebek bağlantıyı sağlandıktan sonra ilk banyo yaptırılabilir. Daha sonra da her gün bir kere banyo yapılabilir. Her banyoda şehirle de sabun ve şampuan kullanmak zorunda değiliz. Yalnızca bebeğinizin üzerinden bol bol ılık su akıtmanız dahi hafiflemesi için yeterli olur.

11- Neden şaşı bakıyor?

Bebekler ilk aylarda hem çok net göremedikleri hem de göz adalelerini çalıştıran asaplar bütün organize olmadığı için bazen şaşı bakabilirler. Bu gidişat basmakalıptır. Ama üçüncü aydan itibaren şaşılık düzelmiyorsa bir göz hekiminin görmesi yerinde olur. Üçüncü ayı geçmiş bebeğiniz hala şaşı ise hemen paniğe kapılmayın, büyük ihtimalle ‘palavracı şaşılık’ dediğimiz ve sıradan olan bir gidişat vardır ama bunu teyit etmek için göz muayenesi yaptırmalısınız.

12- Beni görüyor mu?

Bebekler ilk günlerinde kendilerine yakın nesneleri gölgeler halinde seçebilirler. Bazı fizyoloji çalışmalarında bebeklerin ilk günlerinde yetişkinin 1/20’si kadar görebildikleri 3–4 aylık olunca da yetişkinler kadar net görebildikleri hesaplanmıştır.

13-Neden elleri kesintisiz yumruk şeklinde?

Ellerin yumruk şeklinde olması da bebeklerin farkında olmadan yaptıkları bir hareket… Birkaç ay içinde ellerini kullanmaya başlayınca bu gidişat sona erer. İlk aylarda tutma refleksi ile avuç içine gelen her şeyi sıkıca anlarlar.

14-Beni ne zaman duymaya başlar?

Bebeklerin anne karnında dahi duyabildikleri öğreniliyor. Bu sebeple hamileyken bebeğinizle bol bol konuşun. Konuşmanızı melodik stilde yaparsanız sizi çok daha dikkatle dinlediğini göreceksiniz.

15- Neden bacaklarını karnına sürükleyip uyuyor?

Bebekler her zaman büzülerek kolları ve bacaklarını toplayarak uyuma meylindedirler. Tıpkı anne karnındaki pozisyon gibi… Bu hareket de beynin olgunlaşması ile kaybolur.

YAZAR BİLGİSİ