Aşksızlık hasta ediyor

16.11.2021
20
Aşksızlık hasta ediyor

Aşık olan birey, etrafına mutluluk saçar… Aşkını kaybedenler bir anda yasa girer, psikolojik yatırımları iflas etmiştir. Bağışıklık sistemleri düşer. Bedenin, hastalıklara tutulma tehlikeyi çoğalır. Daha sık hastalanırlar..
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Abonesi ve Humanite Psikiyatri Tıp Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sedat Özkan, aşkın psikolojik yaşam üzerindeki tesirini anlattı.

Aşk insanın beğenebilme ve üretme kapasitesidir, benlik işlevidir, psikolojik yatırımdır.

Sevgi üreterek, hoşlanılmak lüzumunu doyurma sürecidir. İnsanoğlunun doğumu ile başlar, yaşadığı sürece devam eder, vefatından sonra dahi varlığını sürdürür. Aşk insanın her hücresinde varlığını devam ettirir, tüm canlıların ihtiyacıdır. Değişik canlılarda daha çok somut ve fizyolojik bir işlev gibidir. İnsanda ise biyolojik olmanın ötesinde tüm beyinsel kapasitesini, psikolojik teçhizatlarını ve sosyal paylaşımlarını kapsayan bir eylemdir.

Sevgi, en geniş duygusal yaşantıdır. Aşk bunun seçim edilen alt kısmıdır. Aşk, sevginin dorukta yaşanmasıdır. Aşkı karşı türe sezilen duygularla hudutlandırmamalıyız. Aşk evrensel olarak sevgi imalini emeller. Yaradan, doğa ve insan sevgisi de bu duygunun içindedir.

Aşık olan birey bilmeye daha sarihtir. Çalışmaktan neşe alır, daha heyecanlıdır.

Sıhhatli aşk şahsı mutlu eder, bağımlı aşk ise depresif yapar. Aşk dargınlığı eksiltir, birey daha müsamahalıdır. Aşık olan birey etrafına baskı ve hiddet saçmaz, bütün tersi pozitif ve geçimlidir. Mutlu olan birey, etrafındakilere karşı devirici olmaz.

Aşk, bedende aralarında endorfinin de bulunduğu mutluluk hormonlarını artırır.

Aşk beyindeki kimyevi işleyişi canlandıran, süratlendiren, aktive eden en temel duygudur. Beyin ne kadar ekipmanlı ise aşk yaşamı da, o kadar iyidir. Şahsın beyni kısır, mat, paylaşıma sarih değil ise aşk yaşamı da o kadar kısırdır. Aşk zihni açar, sanki hormonları canlandırır.

Beyin kabuğu değişir

Aşık beyin daha üretken daha sıhhatlidir. Beynin en sıhhatli vitamini; aşk ve sevgidir. Aşk, beyin kabuğunu işlevini süratlendirir. Bağışıklık sistemi üzerinde de pozitif tesirleri vardır, mukavemeti artırır. Hoşlandığını kaybedenlerde ise bütün tersi olur, beden mukavemetinin eksilmesiyle hastalıklara tutulma tehlikeyi çoğalır.

Bayanda erkeklere oranla ilk görüşte etkilenme daha örtülüdür.

Aşk usuna uymuyorsa, mesele olacaktır. Şayet ilk görüşte etkilendiği bireyle zamanla tanıdıkça mutlu değilse mesele vardır. Aşık olunan şahsı değerlendirirken değişik sevgi nesneleri ile ilişkileri de dikkate alınmalıdır. Mesleksel anlamda ahlaki bedellerden yoksunsa, cemiyetsel nezaketinde zafiyet var ise aşk yaşamında da eş meseleler yaşayacaktır.

Aşk, içgüdüsel ve güdüsel bir yönelimdir. Tüm canlıların ihtiyacıdır.

Aşk, biyolojik tabanda beyinsel tüm tecrübelerini, teçhizatlarını ve temennilerini aktive eder. Şüphesiz sosyal etraf da oldukça tesirli. Birey ne kadar derin ve yaratıcı ise o kadar derin bir aşk yaşıyor. Cinsellik tüm canlılar için biyolojik ihtiyaçtır. İnsanda ise aşk ve sevginin ifade stillerinden biridir. Aşk, sevgi ve paylaşım katılırsa beşeri olur.

Aşk bir ilişkidir, seçimdir ve mesullüktür.

Duygu yoğunluğu yaşamak şahsın aşık olduğu anlamına gelmez. Aşk daha çok yaşam yarıyıllarında ortaya çıkar. Ergenlik yarıyılı, erişkinlik yarıyılında 20’li yaşlar, orta yaşta 35-40’lı yaşlar, 50-60’lı yaşlar… Yaşam yarıyıllarında birey yaşamını, mutluluk arayışlarını sorgular. Zamanla çiftlerin seçimleri değişmişse, ilişkide meseleler başlar. Kimi çiftler bu meseleleri aşarken, kimi yeni mutluluk arayışlarına yönelir.

Dünyayı ve kendini seven insanlar daha sıhhatli aşık olur.

Zira aşk kendini beğenmenin uzantısıdır. Dünyayı hoşlanamıyorsa, tam sevgi lüzumunu tek şahsa aktarması bağımlılığa dönüşebilir. Bu vaziyet hastalık olarak belirlenebilir. Mesela; bebekle annesi arasında bağımlı ilişki vardır. Bebeğin tek sevgi nesnesi annesidir, ondan bağımsız yaşayamaz.

Aşk, şahsın tüm yaşamını tesirler.

Prof. Dr. Sedat Özkan; “Aşkın içinde sözel olmayan ipuçları da vardır. Tebessümmesi, oturuşu, aşık olduğu birey yanına gelince ne yaptığı, nereye baktığı da bize ipucu verir. Ve karakter yapısına göre bu tavırlar da değişir. Aşık olan ve aşık olduğu şahsa saygı dinleyenler; onu incitmekten sakınır, dikkatli ve itinalıdır. Psikolojik lüzumlarını fark eder. Aşık olduğu şahsı her hali ile beğenmiştir. Evvel hoşlanıp sonra değiştirmeye çalışmaz. Karşısındakilere hiçbir mevzuda dayatma yapmaz, ona seçim sunar. Bu tutumlar aşkın en iyi göstergesidir” dedi.

ETİKETLER: ,
YAZAR BİLGİSİ