Bir tutam hayat: Üvercinka

02.11.2021
352
Bir tutam hayat: Üvercinka

12.05.14

İsme aşırısıyla doymuştu gerçeğinde, ama ne dese öğrenemediğinden ağzına lokmalar doldurmaya devam ediyordu. O yedikçe de Ali onu tam güleçliğiyle izlemeye devam ediyordu. Sonundan katlanamadı ve “Doydum, hadi gidelim” dedi.

Yola koyuldular. Uyuşmaları yemek ve yol süresi kadardı. Başka Bir Deyişle alana vardıklarında İsme metroya binecek ve evine gidecek, sonrasında birkaç zayıf iletileşme ile bu mevzu kapanacaktı. En azından İsme’nın tasarıları bu istikametteydi.

Gezi parkı

Alana vardıklarında Ali, İsme’ya döndü ve “Son bir şey istiyorum” dedi en sevimli tonunu takınarak. İsme kıskaca sıkışmış gibi ve de soğuk bir sesle yanıt verdi:

-“Nedir?”

-“Benimle parkta azıcık yürümeni istiyorum. Burası benim için özel bir yer ve seninle burada azıcık olsun zaman geçirmek istiyorum” dedi Ali.

İsme bugün yaşayacaklarını öğrenseydi işte orada “Hayır” tasayı, ama diyemedi. Parkta yürüdüler, konuştular; konuştular, yürüdüler… Sonunda bir bankta dinlenmekte karar kıldılar. Bundan sonra yaşanacak her an, bir masalın tümcelerinden dökülüyor gibiydi ve İsme masallara hayrandı…

Üvercinka

Banka oturduklarında Ali “Üvercinka”yı okumaya başladı ve birkaç dakika geçmemişti ki ufak bir çocuk elinde gülle gelerek şiiri İsme’nın en hoşlandığı yerde kesti: “Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez”

Ali başta çocuğu alışılmış bir hareketle çocuğu yollayacak olsa da ani bir karar farklılığıyla ondan bir gül alıp İsme’ya verdi. Bundan sonra okuyacağı şiirler bir gülle taçlanmıştı; tam kara parçalarında, Afrika dahil…

Serendipity

Şiirler okunmuş, zaman akıp gitmişti. İsme saate bakmayı us ettiğinde artık gitmesi gerektiğini söyledi ve banktan kalktı. Beraber tekerrür alana geldiklerinde İsme yeniden bir masalın içine düştüğünü hissetti; gökten düşen üç elma gibi, Surat sene yatan hoşun uyanması gibi, Alaaddin’in büyülü lambasından cinin çıkması gibi…

Alan sanki Noel’deki Central Park havasındaydı ve İsme’ya bir filmi andırdırdı. Üstelik isme de Ali de bir anda aynı filmi andırdıklarını fark etti. Adını anımsayamadıklarından ortaya çıkan görüntü aşırısıyla romantik komedi tadındaydı.

Filmin ismi, çok sonradan anımsadı ikisi de, “Serendipity Rastla” idi. Ve bir filmin bir sahnesine eş biçimde çevrede paten kayan çocuklar dönmeye başladı. Bir yandan da müzik yükseliyordu. Ali, İsme’yı kendine doğru çekti ve dans etmeye başladılar. Bu ya ikisinin de aynı anda gördüğü bir düştü ya da evren bu aşkın tanığı olmaya tutkuluydu.

Metroya doğru

Müzik bitti, dansı vazgeçtiler; ama Ali, İsme’nın eline vazgeçmedi. İsme’yı rastlaların reel olduğuna inandırmak için daha da sıkı anladı o narin elleri.

Hayat Ali için sanki bitti dediği anda tekerrür başlamış ve daha dün tanıdığı şu kıza aşık olmuştu. Gerçeğinde Ali, bu sabah İsme’nın evine doğru yürürken aşık oldu İsme’ya. Ama İsme’nın aşka resmiyetle düştüğü an, işte bu yemini.

Hep beklediği ve istediği gibi…

Aşk avuçlarına semandan düşmüştü…

Art yarın

Damla Karakuş

Bir tutam hayat: Bana kızdın mı İsme – Altıncı kısım için tıklayınız

özel içeriğidir.

YAZAR BİLGİSİ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri