Otizm tehlikelerini artıran etkenler ve bağlantı kurma yolları

20.11.2021
20
Otizm tehlikelerini artıran etkenler ve bağlantı kurma yolları

Acıbadem Ankara Sağlık Kurumu Çocuk Sıhhati ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Erol, 2 Nisan “Dünya Otizm Farkındalık Günü” sebebiyle otizm tehlikelerini artıran etmenleri ve bağlantı kurma usullerini anlattı.

“Otizm, beyin gelişimini yasaklayan bir hastalıktır”

İlişki kurma ve bağlantı yeteneklerinin sıhhatli kazanılması yaşamın bir gereğidir. Bağlantı kurmadaki günümüzde sıklığı artan meseleler, otistik bozukluk çatısı altında bir araya gelmektedir. Üç yaşından evvel başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve bağlantı kurma yeteneklerinin eksildiği ve yinelenen tavırlara yol açan beynin gelişimini yasaklayan bir hastalıktır. Asperger belirtiyi gibi hastalıklar da otizm spektrumu arasında yer alır.

Otizm kalıtsal orijinli bir rahatsızlıktır. Başka Bir Deyişle ailede görülmesi, ileride ailedeki öteki fertlerde de görülme ihtimalini artırır. Seyrek doğum sürecindeki kasvetlerden dolayı da otizm sıklığının çoğaldığı bildirilmektedir. Aşı uygulamalarının da otizm tehlikesini artırdığı söylense de bilimsel bilgiler bu düşüncesi desteklememektedir.

“Otizmin erkeklerde görülme sıklığı çoğalış gösteriyor”

Günümüzde otizm görülme sıklığı her 1000 çocukta 1’dir. Yeni çalışmalar bu sıklığın giderek çoğalmakta olduğunu, 1/500’lere kadar oranın artığını göstermektedir. Down Belirtiyi’nun dahi 1/700 oranında olduğunu düşünürsek, otistik bozukluğun yadsınamayacak ebatta fazla olduğunu kabul edebiliriz. Erkeklerde görülme sıklığı, kızlara göre takribî 4 kat çoğalmıştır.

“İlk bir senedeki tanı ve rehabilitasyon tüm hayatı etkiliyor”

Ebeveynler genellikle çocuklarının hayatının ilk 2 senesinde bulguları fark eder. Otistik çocukların çok azı yetişkin olduktan sonra bağımsız yaşamakta, bunlardan bir kısmı bunda galibiyetli olabilmektedir. Erken çocukluk yarıyılında yapılan tavırsal rehabilitasyonlar çocuğun yaşama hazırlanmasını basitleştirmekte, kendine bakabilme yetisini artırmaktadır. Tanı konduğu an rehabilitasyona başlanmalıdır. Özellikle doğumdan itibaren başlanılan süreçte ilk 1 sene içerisinde tanı ne kadar erken konulursa, rehabilitasyon neticeleri de o denli iyi olur. Günümüzde 6 aylık bebekte dahi otizm tanısı konabilmektedir. Bu vakit hayatın ilk 6 ayı dahi olabilir. Rehabilitasyonda emel; aile fertlerinin de rehabilitasyona katılımı sağlanarak, ferdin bağlantı yeteneklerini artırmaktır.

Ne zaman hekime gidilmeli

Doğum anından itibaren başlayan süreç çok ehemmiyetlidir. Bebek 3. ayını bitirdiğinde göz takibi yok ise dikkat edilmelidir. İlk 1 senesini bitiren çocuklarda ise nesneleri parmakla işaret etme hüneri takip edilmeli ve ebeveynlerine karşı alakası az ise, henüz kelime kullanmıyorsa ve 18. ayını bitirdiyse, sosyal etraf yerine yineleyen objelere alakası varsa, aralıksız araba tekerini çevirmek, çalışır vaziyetteki çamaşır aygıtını izlemek gibi tavırları yineliyorsa uzman yardımı alınması gerekmektedir.

Görme bozuklukları, duyma bozukluğu, cerabral palsi, uyaran yetersizliği dediğimiz ebeveyn-çocuk bağlantı yetersizliği, genetik bir çok hastalıkta da eş şikayetler görülebilir.

YAZAR BİLGİSİ