Sağlınızı aşkın emin kollarına vazgeçin

30.11.2021
106
Sağlınızı aşkın emin kollarına vazgeçin

14 Şubat Sevgililer Günü’yle beraber beğenmenin, beğenilmenin ehemmiyetini bir kere daha andırıyoruz. Duygusal dünyamızı doyuran bu duyguların kalp ve beyin sıhhati üzerinde de pozitif tesirleri bulunuyor. Tıp dünyasının yakından takip ettiği American Journal of Epidemiology’de yayınlanan bir araştırma, yaşları 30 ile 69 arasında değişen takribî 5 bin erişkinin ilişkilerini değerlendirdi. Araştırmaya göre güçlü, mutlu konutlulukları olanların, bekar erkeklerden ve bayanlardan daha uzun yaşadıkları tespit edildi. Duygusal bağları az olan bireylerse öbürlerine mukayeseyle 2 kat daha fazla vefat tehlikesiyle karşı karşıya kaldılar.

Suratlarca yıldır şairlerin, yazarların, feylesofların aşkı sembolize ettiği kalbin yapılan araştırmalarda aşkla doğrudan ilişkisi olduğu ispatlandı. “Sempatik asap sistemimiz veya stres, güçlüklere karşı tepkimizi ölçüyor. Savaşma veya kaçma tepkinleri beyni harekete geçirirken adrenalin, noradrenalin stres hormonlarının kandaki seviyesini artırıyor. Bu hormonların tesiriyle kalp daha süratli çalışıyor ve kan tazyiki yükseliyor. Oysa aşık olmak, stres tepkimizi eksilterek kan tazyiki ve kalp süratini düşürücü tesir yapıyor. Araştırmalar, güçlü sevgi, konutluluk ve sosyal bağların kan tazyikini eksilttiğini, yalıtım ve yabancıların yanında olmanın kan tazyikini artırdığını gösteriyor. Aynı şey kalp atış sürati için de geçerli.” diyen Teşebbüssel Kardiyolog Prof. Dr. Ali Metin Esen, son senelerde yapılan bir araştırmaya göre konutlu bireylerin kalp krizi geçirdikten sonra sağlık kurumunda can verme tehlikesinin yüzde 14 daha düşük bulunduğuna sözlerine ilave ediyor. Yeniden aynı çalışmaya göre hastaların sağlık kurumunda kalış müddeti de vasati 2 gün daha az.

Uzun ilişkisi olanlar daha uğurlu

Aşk ve sevgi dolu ilişkilerin stresi eksiltmesi bağışıklık sistemimizi de kuvvetlendirmektedir. Teşebbüssel Kardiyolog Prof. Dr. Ali Metin Esen, aşık olduğumuzda bedenimizin verdiği tepkileri, tıbbi olarak şu biçimde açıklıyor: “Endokrin araştırmaları hormonların araştırılması ve çağdaş fonksiyonel beyin MRG’leri sayesinde perde arttaki farklılıkları görmeye başladık. Aşk, oksitosin, vazopressin, dopamin, serotonin, kortizol ve testosteron dahil bir hayli hormonunuzda farklılıklara neden olmaktadır. Aşık olduğumuzda oksitosin ve vazopressin hormonları, beyindeki dopamin ödül sisteminizle etkileşime girmektedir. Bu, ücret zammı almak veya imtihan kazanmak gibi pozitif hadiseler olduğunda insanların kendilerini iyi veya mutlu sezmelerine neden olan sistemle aynıdır. Vazopressin kan tazyikini hakimiyet etmeye takviyeci oluyor. Stres hormonu olan kortizol, aşık olduğumuzda ilk başta yükseliyor, ancak uzun vadeli, tutarlı bir ilişkide süratle düşüyor ve bu da sıhhate katkı sunuyor.”

Aşık olamıyorum diye kaygılanmayın

Aşık değilseniz ya da aradığınız aşkı bulamıyorsanız üzülmeyin. Ailenizle veya dostlarınızla geçireceğiniz güzelce süre de kalp sağlığınıza gözetecektir. “400’den fazla erişkinin katıldığı bir çalışmada tahlilciler, insanlar ne kadar birbirleriyle süre geçirirlerse hasta olma tehlikelerinin o kadar eksildiğini buldular.” açıklamalarında bulunan Esen, dost canlısı bireylerin daha az soğuk algınlığıyla bile karşılaştıklarını belirtiyor. Kısacası ilişki vaziyetiniz ne olursa olsun, pozitif, yakın ilişkilerin genel sıhhatiniz ve dinçliğiniz için ehemmiyetli olduğunu unutmayın. Aile abonelerine ve dostlarınıza zaman ayırmak, şahsi sağlığınıza da bir yatırımdır.

YAZAR BİLGİSİ