Kan ve kök hücreden yapay ten üretti

08.12.2021
366
Kan ve kök hücreden yapay ten üretti

Türk bilim adamı Prof. Dr. Ercüment Ovalı, “Kan ve Kök Hücreden Yapay Ten İmali” ile, dünyanın prestijli tıp mükâfatlarından, Amerika Birleşik Devletleri Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği’nin ‘En İyi Deneysel Araştırma’ mükâfatına layık görüldü. Türkiye’nin “ilk yerli ten imali” olan bu buluş, ülkemizde her sene yanık sebebiyle rehabilitasyon gören 1 milyonu aşkın hastaya da umut veriyor.

Bugüne dek kök hücre ve hücresel rehabilitasyon alanında çalışmalarıyla dünya çapında galibiyetlere imza atan Acıbadem Altunizade Sağlık Kurumu Kemik iliği Nakli Takımından Hematoloji Bilim Dalı Uzmanı ve Acıbadem Labcell Hücre Laboratuvarı Direktörü Prof. Dr. Ercüment Ovalı, uzun zamandır üzerinde çalıştıkları, yanık rehabilitasyonunda devrim kalitesindeki buluşu ile tıp dünyasında büyük ses getirdi. Prof. Dr. Ovalı ve takımının kan ve kök hücreden ürettikleri Yapay Ten, öteki ismiyle “Dermoplastik” çalışması Amerika Birleşik Devletleri Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği’nin ‘En İyi Deneysel Araştırma Ödülü’nün sahibi oldu. Geliştirilen yapay ten, ülkemizde de her sene yanık sebebiyle rehabilitasyon gören 1 milyonu aşkın hastaya umut olabilecek. Prof. Dr. Ovalı “Ülkemiz ismine şeref verici olan bu ürünü kısa zamanda DermoTürk ismiyle hastaların hizmetine sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Prof. Dr. Ovalı ve birliktesiki Türk bilim adamları 8 Ekim’de Orlando’da tertip edilecek merasimle mükâfatlarını alacaklar.

Yanık hastalarına umut

Ülkemizde her sene 1 milyonu aşkın birey rehabilitasyon gerektiren yanık olgusuyla karşı karşıya kalıyor. Bazen bu yanıklar o kadar büyük olabiliyor ki bireyin kendi dokularından veya sağlam bölgesinden alınabilecek ten eksik kaldığından rehabilitasyonda galibiyet sağlanamıyor ve birey hayatını dahi kaybedebiliyor. İşte, tıp alanında devrim kalitesinde bir buluş olarak nitelendirilen ‘Yapay Ten’, ten yanıklarından ten kayıplarına dek pek çok meselede milyonlarca bireye umut olabilecek. Prof. Dr. Ovalı’nın esaslarını Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde vazife yaptığı yarıyılda attığı “Kan ve Kök Hücreden Yapay Ten” projesi, Acıbadem Sağlık Grubu ve Acıbadem Labcell’in, uzun senelerdir yapay ten çalışmalarına müteveccih yoğun dayanaklarıyla çok süratli büyüme gösterdi. Prof. Dr. Ovalı ve takımının imalini hakikatleştirdiği ‘Yapay Ten’ çalışması, Acıbadem Sağlık Grubu, Acıbadem Üniversitesi, Bezmialem Üniversitesi ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın San-Tez projesi kapsamında bir hayli değişik uzmanın işbirliğiyle dünya çapında ses getirdi. Prof. Dr. Ovalı, bu zaferde üniversite, sanayi ve devlet işbirliğinin kritik ehemmiyet taşıdığını belirterek, “bu galibiyet şunu gösteriyor ki, üniversitelerin, sanayinin işbirliği ve devletin bu projeyi desteklemesi, çok ehemmiyetli araştırmaların yapılmasının ve yeni mükâfatlar alınmasının önünü açabilir” dedi.

Kendi kendinizin donörü olmak

Ten yanıkları çok ehemmiyetli fonksiyonel ve kozmetik kayıplara neden olurken, dünyanın çok uzun senelerdir uğraştığı bu alanda, kadavra tenlerinin kullanılmasından sentetik materyallere kadar bir hayli ürün geliştirildi, ancak hiçbiri ideali sağlayamadı. Sentetik materyallerin; bireyin kendi dokularına geçimiyle alakalı meselelerin yanı gizeme, orijinal dokunun işlevini hiçbir zaman yerine getiremediğini ve istenen neticeyi vermediğini belirten Prof. Dr. Ovalı, “Yanıklardan sonra iki mesele oluyor; birincisi yanık bölgesinin kapatılamaması sebebiyle alana gelen enfeksiyon, akışkan kaybına ve vefatlara yol açıyor. İkincisi de bu yarıyılı atlatan hastayı kurtarsanız da ten oluşamadığı için o bölgede yapışkanlıklar hastanın kollarını ve bacaklarını kullanmasına mani olduğundan, hastanın hayat niteliğini ve kozmetik görünüşünü bozuyor. Kan ve kök hücreden ürettiğimiz yapay ten buna derman olabilir. En ehemmiyetli özelliği de, burada kullanılan her şey bireyin kendi dokusu. İçerisinde yabancı sentetik hiçbir madde yok. Kendi kendinizin donörü oluyorsunuz. Bu anlamda çok ehemmiyetli bir çalışma. Bu surattan da bu çalışma Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Derneği’nin ‘En iyi Deneysel Araştırma Yayını’ mükâfatını aldı” biçiminde konuştu.

5 grupta yapılan çalışma sonrası gelen büyük galibiyet

İnsan bedeninde her cins yaranın onarımında kullanılan bir madde var ki o da kan pıhtısı. Başka Bir Deyişle yaralanma tende, karaciğerde ya da kemiklerde de olsa, böbreğiniz de ufalansa bu ortak madde, başka bir deyişle kan pıhtısı kullanılıyor. Prof. Dr. Ovalı, “Biz de bedenin kendi zararlarını rehabilitasyon edebilmek için kan pıhtısını kullanmasından yola çıkarak, kan pıhtısını organize edip şekillendirerek, yapısını da kuvvetlendirerek acaba 3 ebatlı taşıyıcı iskele olarak kullanabilir miyiz diye düşündük. Ve ilk çalışma bunun üzerine heyetti” diye anlattı. Fareler üzerinde 5 model oluşturuldu. Bu gruplar içerisinde 3 ebatlı taşıyıcı iskele içinde yağ hücresi ve üstünde de ten hücrelerinden oluşan grubun en iyi neticeyi verdiğini belirten Prof. Dr. Ovalı şunları söylüyor: “Bu çalışmanın iki özelliği var; birincisi insan kanının taşıyıcı iskele olarak kullanılması, ikincisi ise yağ kök hücreleri ile ten hücrelerinin bir arada organize edilmesi. Bu çalışmanın neticeyi bize gösterdi ki, böyle güçlü bir birliktelik; taşıyıcı iskele, yağ kök hücreleri ve ten hücrelerinden oluşan bu yapı fareler üzerinde yara iyileşmesinde son derece aktif. Dolayısıyla bu muayenehaneyi süratlice test edilebilir bir ürün. O surattan da şu anda ikinci başka bir deyişle insan testleri başlamış gidişatta. İlk uygulama önümüzdeki ay içerisinde bir çalışma kapsamında insanlara minik bir grupta sınanmaya başlanacak, yanık hastalarında minik bir alanda sınanacak. Ve bunun neticeleri de fare neticeleri gibi olursa, özellikle yanıklar ya da büyük ten kayıplarında hastalar için çok ehemmiyetli bir çözüm sunabilir”

Tıp dünyasında büyük ses getiren bu çalışmanın bir takım işi olduğunu özellikle vurgulayan Prof. Dr. Ovalı, “Bu galibiyet bir takım çalışmasının ürünüdür. Prof. Dr. Ethem Güneren’in tez danışmanı olduğu bu çalışma Dr. Mustafa Aykut Özpür’ün tezidir ve çalışmada Prof. Dr. Halil İbrahim Canter, Prof. Dr. Mehmet Veli Karaaltın, Prof. Dr. Süleyman Kaplan, Dr. Fatma Nilay Yoğun ve Dr. Emre Gönenç Baygöl bu zafere ortak imza atan, her biri birbirinden kıymetli takım dostlarımızdır” ifadelerini kullandı.

YAZAR BİLGİSİ

maltepe escort ataşehir escort idealtepe escort anadolu yakası escort kadıköy escort bostancı escort pendik escort ataşehir escort şişli escort göztepe escort pendik escort kartal escort bostancı escort erenköy escort maltepe escort pendik escort bostancı escort ümraniye escort şerifali escort kartal escort maltepe escort tuzla escort pendik escort anadolu yakası escort acıbadem escort ümraniye escort escort bayan maltepe escort ümraniye escort ataşehir escort kadıköy eskort pendik eskort ataşehir escort ümraniye escort kadıköy escort escort bayan maltepe escort sex hikaye yeni seks hikaye gerçek sex hikaye sex hikaye seks hikayeleri sex hikayesi gerçek sex hikayeleri