Toksik ebeveynlik tavırları nelerdir

07.11.2021
30
Toksik ebeveynlik tavırları nelerdir

Tam ebeveynler çocukları için en iyisini ister; tam ebeveynler çocuklarını beğenir.

Tam ebeveynler zaman zaman yanılgı yapar; çocuklar da bunu tolere edebilir. Lakin bazen ebeveynler tüm iyi amaçları ve insanlıklarıyla çocuklarının ruhunu zehirleyen; erişkinlik hayatlarında tomar tomar terapi parası vermesine neden olacak tutumlar gösterir. Bu tavırların bu kadar marazi olduğunu bazen öğrenir, bazen öğrenmez. Bazen de kendi ebeveynlerinden sadece böylesini gördükleri için başka cinslisini öğrenmez.

Toksik ebeveyn kavramı son senelerde sıkça dile getirilen bir kavram. Toksik ebeveynlik tutumlarının içinde cinsel, ruhsal, vücutsal istismar, alkolizm ya da başka bağımlılıklar var. Bunlar zararı önden hipotez edilebilecek hasarlar. Bir de örtülü hasarlar var. Bunlar kolay tutumlarla gelen, makûsluk olsun diye yapılmayan ama çocuğun şahsiyet gelişimini derinden etkileyebilecek tutumlar.

İşte toksik ebeveynin örtülü tavırlarından kimileri:

Sevgi için şart koyma

Tam çocuklar yalnızca var oldukları için hoşlanılmayı, kabul edilmeyi hak ederler. Hoşlanılmalarının rastgele bir performansa, tavra ya da gidişata bağlı olmadığını öğrenmeliler. Toksik ebeveynlerin karakteristik tavırlarından biri sevgi için şart koyma halidir. “Uslu durmazsan seni beğenmem”, “Anekdotların iyi olmazsa bizimle tatile gelemezsin” gibi şartlar koyarak sevgi aktarmada pintilik yaparlar. Çocuk da böylece performans endişesi olan bir erişkin olarak gelişir. Oysaki sevgi, üzerinde pazarlık yapılacak bir kavram değildir.

Zehirli şakalar

Bir çocuğun dış görünüşü, zekası, marifeti ve tavırları hakkında sık sık yapılan sözel hücumlar ki bunlar şaka kisvesi altında da olabilir sözel taciz olarak da adlandırılabilir. Toksik ebeveynler bu hamleleri espri kisvesi altında yinelerler. Çocuklar asılla şakanın, tehditle takılmanın arasındaki farkı ayırt edemeyebilirler ve beğendikleri, salt doğru şahıs olarak gördükleri şahsın laflarını manevileştirebilir, bu biçimde de kırılabilirler. Sözel tacizler çocuğun ebeveyn tarafından aralıksız ‘sakar’, ‘eksik’, ‘afallamış’ gibi sıfatlarla etiketlenirlerse çocuklar bu yaftalara inanır ve kendilerini bu biçimde görürler.

Mükemmeliyetçilik

İnsan yanılgısız değildir. Anne babalar da yanılgısız değildir. Dolayısıyla çocuktan yanılgısız olması beklenemez. Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarının harikulade olmasını sağlayabilirlerse harikulade bir hayata kavuşacaklarını hayal ederler. Üç harikulade bir tümcede ancak mutsuz bir hayat yaratır. Zira insanın, özellikle de çocukluk çağında yanılgı yapmaya ve yanılgı yapmanın dünyanın sonu olmadığını görmeye lüzumu vardır. Yanılgı yapmaktan korkan çocuk yeni şeyler sınamak için kendine güvenmeyecektir. Yanılgı yapmaktansa hiç başlamamayı seçim edecektir. Anne ve babasını bir cinsli bütün olarak tatmin edemeyeceğini kavrayan çocuk hayattan bir bakıma bırakmayı seçim eder. Öbür bir alternatif de ‘Daha iyisini yapabilirdim’ hissi suratından, galibiyetlerinden mutlu olmamalarıdır. Hep bir yetersizlik sezerler.

Kuruntuyla hakimiyet

Kuruntulu anne baba, belki de bunun hiç farkında olmadan, çocuğa aralıksız “Sen eksiksin, seni gözetmek için ben yanında olmalıyım” iletisini verir. Kuruntulu anne babaların çocukları, sırf anne-baba kendi ruh haline hâkim olamıyor diye sınamaktan, incelemekten, serbestleşmekten alıkonurlar. “Benim dediğimi yapmazsan seni şöyle şöyle trajediler bekliyor” ifadesi çocuğun hayatında sıkça dinleniyorsa bu çocuk erişkinliğinde dahi hayatını yaşayabilmek için anne-babadene lüzum dinleyecektir.

Ebeveynin duygularından mesul olma

Toksik anne babalar çocuklarına sık sık bir özveri çetelesi çıkarırlar. Çocuk için nelerden bıraktıklarını, nasıl da çırpındıklarını mutsuzlukla sık sık dile getirirler. Bu anne-babalar kendi mutluluklarından ve hatta yeislerinden çocuklarını mesul meblağlar. Mutluluk insanın içindedir. Her erişkin kendi duygularıyla alakalı mesullüğü kendi alabilecek kapasitede değilse şayet, o gelişememiş bir erişkindir. Anne-babasını mutlu etmekten mesul olma duygusu çocuğun sırtına ömür boyu taşıyacağı bir yük olarak biner.

Küsmek

Anne-babanın misyonu çocuğunu hoşlanmak, gözetmek, ona güven vermek, onu kendi bağımsızlığına giden yolda desteklemektir. Hal böyleyken anne-babanın çocuğa küsmeye, onu fiziksel ya da duygusal olarak terk etmeye, onu pasif dargın bir davranışla uzaklaştırmaya hakkı yoktur. Hiddetliyken birisiyle konuşmak güç olsa da bir çocuğu tepkisizlikle uzaklaştırmak son derece hasarlı ve acemi bir yaklaşımdır. Çocuk anne ya da babasının ona küsmesinin bağlantıyı kesmesinin yarattığı zararı kolay kolay atlatamaz. Bu tutumlar çocukların vaziyeti düzenlemeye dair baskı sezmesine yol açar; yanlış bir şey yapmamış olsalar dahi.

YAZAR BİLGİSİ