Lohusa bunalımı nedir ve nasıl önlenir

08.11.2021
24
Lohusa bunalımı nedir ve nasıl önlenir

Lohusa,aşinayı gibi doğumdan hemen sonra başlayan süreç. Gebelik süresince anneyi zorlayan hormonlar, doğumdan sonra yerini bir anda sanki boşluğa vazgeçiyor. Yeni anne olmuş kadın, elinde ufacık bebeği ne yapacağını bilemez halde sevinç, yeis, evham, kaygı, asap, bedeninin tanıyıp tanımadığı hangi duygular varsa hepsini aynı anda sezer oluyor.

Netice olarak da lohusa yarıyılında yaşadığı bu vaziyet annenin sütünün kesilmesine, bunalım sürecinin makûsa gitmesiyle anneyi intihara kadar çekiyor. İşte bu surattan bu süreç lohusa belirtiyi veya lohusa bunalımı olarak belirleniyor.

Lohusa bunalımı süreci

Hakikatinde hormonlar bedende tekerrür balansını bulana kadar bu sürecin yaşanması gayet basmakalıp. Neticede regl sürecinde dahi kadın kabına sığamıyorsa 90 aylık zorlu bir süreçten sonra bir belirti yaşanmasından daha doğal bir şey olamaz. Bu surattan da annenin bunalımda olduğu hakikatinde basitçe fark edilmeyebilir. Zira bu bunalım bedene suskunca dağılırken anne bunu fark edemez ve çevresindekiler de onun yalnızca yeni doğum yaptığı için alıngan olduğunu düşünür.

Annenin balansını bulmaya çalıştığı süreç bir haftada sonlanacağı gibi bir – bir buçuk aya kadar uzayadabilir. Ancak bu süreç bir buçuk ayı aşmışsa ve anne her gün kendini azıcık daha iyi sezecekken daha da makûsa gidiyorsa orada dikkat edilmesi ve hekime gidilmesi gereken bir vaziyet var demektir. İhtiyat alınmazsa anne 1 – 2 seneye kadar yalnızca kendi mücadelesi ve belki çevresindekilerin takviyesiyle, toparlanamaz.

Eyvah anne oldum

Lohusalarda en ehemmiyetli fobi hakikatinde kadının bir anda yaşamının değişiyor olması ve hormonların bu mevzuya balanssız yaklaşımları. O yalnızca özgür istemiyle hareket eden bir kadınken, şimdi anne ve telaşları, fobileri en çok bu surattan hakikatinde.

Bir anda analığı kadın olmasından, evlat olmasından, eş olmasından daha ehemmiyetli hale geliyor zira. Artık uykusuz geceler onu bekliyor. Bebeğinin peşinden koşup, aynaya bakmaya zaman ayıramayacağı günler onun bekliyor.

Zati endişelenmeye müsait gebelik sonrası vücudu da tüm bu fobilerle beraber bir prese sıkışmışcasına kıvranmaya başlıyor. İşte belki de işin içinden çıkamadığı bu noktada anne olan kadın, bunalıma yakalanıyor.

Lohusa bunalımını öteki bulguları

– Anne, giderek artan bir davranışla devamlı balanssızlık seyrinde olan tutumlar gösterir. Devamlı bunalıp sıkılır, bir anda gülerken ağlamaya başlar, sanki yerinde duramaz.

– Suratında her zaman mutsuz bir ifade vardır, ki bu hakikatinde takviye çığlığıdır.

– Kalabalık etraflar artık onu daha çok sıkıldırır. Ailesi ve dostlarıyla bir arada olacağı aktifliklere katılmak istemez.

– Bir süre sonra konuttan çıkmak ya da bütün tersi konutta zaman geçirmek istemez.

– Bazı lohusalar bebeklerinden hoşlanamaz. Hatta bunalımın tesiriyle onu görmek dahi istemez.

– Devamlı bebeğine hasar vereceği fikri taşırlar ve bebeklerine bu surattan da yanaşmak istemezler.

Hangi kadınlar tehlike grubunda

Natürel ki her kadın bu bunalımı yaşamıuyor. Hiç farkında olmadan bebeğini geliştirme telaşına dalmış anneler de var. Ancak tehlike grubunda olan kadınlar da var:

– Özellikle daha evvel de bunalım rehabilitasyonu görmüş kadınlar,

– Ailesinde ruhsal hastalık geçmiş iolan kadınlar,

– Konutluluğa hazır olmadan evlenmiş kadınlar,

– Konutluluğu yolunda gitmeyen, kocasıyla mesele yaşayan kadınlar,

– Gebeliği süresince eşinden destek alamamış kadınlar,

– Analığa hazırlıksız tutulan kadınlar,

– Doğum yapmaktan korkan kadınlar,

– Konutluluk dışı doğum yapmış kadınlar,

lohusa bunalımı mevzusunda tehlike grubundadırlar.

Lohusa yarıyılındaki kadınlar ne yapmalı

Öncelikle bu dünyanın sonu değil. Hatta bir kadın olarak dünyaya başka bir deyişle bir fert kazandırıyor olmak yeterince büyük bir mucize. Kadın artık bir anne olduğunu gerek eşinin gerekse aile ve dostlarının yardımını alarak kabul etmeli.

Anne evvel kendini tanımalı ve on agöre davranmalı. Yorulan ve dinlenemeyen insanın bunalıma girmesi için lohusa yarıyılında olmasına dahi gerek yok. Öyleyse kesinlikle annenin fiziken ve ruhen dinlenmesi gerekiyor. İyi bir uyku, sıhhatli ve balanslı beslenme, minik minik egzersizler yapmalıdır. Çocuğu o olmadan bir saat yaşayabilir. Öyleyse takviye almaktan sakınmamalı ve anneden evvel bir insan olduğunu unutmamalıdır.

Şayet işin içinden çıklılamıyorsa zaman kaybetmeden hekime müracaat etilmeli ve gerekiyorsa hekimin vereceği ilaçlar netlikle kumpaslı kullanılmalıdır.

Hatta en sıhhatlisi gebeliğin en başından beri bu süreci ve sonrasını bir psikolog takviyesiyle sürdürmektir.

YAZAR BİLGİSİ